Büyük Torbalı
buyuktorbali-reklam
Büyük Torbalı

TV ve kadın

BÜTÜN toplumlarda güncel bir sorun haline gelen toplumsal cinsiyet kavramı, bu kavramın kadın ve erkeklere yüklediği roller ve bu rollere uygun davranılmadığı zaman toplum tarafından hor görülen, kötü olarak nitelenen insanlar üzerindeki bu mahalle baskısının arttığını hepimiz gözlemliyoruz. Hatta sırf bu yüzden, “aman komşular ne der” şeklindeki düşüncelerden kurtulamadığımız için istediğimiz şekilde davranamadığımız, istediğimiz kıyafeti giyemediğimiz zamanlar da oluyor. Çevredekilerin istediği gibi davranmak zorunda hissettiğimiz için “mahalle baskısı” denilen şeyin özgürlüğümüzü epey kısıtladığını söylemek mümkün.

15 Kasım 2016 - 7:49 'de eklendi ve 1126 kez görüntülendi. A+A-

TV ve kadın
300Reklam

 

Toplumsal cinsiyet kavramı, insanları kadın ve erkek olarak ayıran, cinsiyet kavramından farklı olarak kadın ve erkeklerin sosyal yaşamdaki rol ve sorumluluklarına değinerek, toplumun insanları nasıl algıladığı, nasıl davranılmasını istediği ve bireylerden neler beklediğine ilişkin tanımları barındıran bir kavram olarak tanımlanabilir.

Toplumsal cinsiyet konusunda yapılan çalışmalar, toplumlarda var olan “toplumsal cinsiyet” kavramına ilişkin kalıpların, özellikle kadının küçümsenecek bir durumda olduğunu; kadının ikincil konumda olduğunu ve bu ayrımcılığı yeniden ürettiğini vurgulamaktadır. Aynı zamanda kitle iletişim araçları da bu algının yerleşmesinde öncü bir rol oynamaktadır.

Bu kavramı pekiştirme, topluma toplumsal cinsiyet kurallarını benimsetme görevini de kısa bir sürede geniş kitlelere ulaşabilen televizyonlar üstlenmiş durumda. Özellikle dizi ve filmlerde, senaryonun akışında fark edilmeyen ancak izleyicilere aşılanan, bilinçaltına yerleştirilen bu kalıplar, gün geçtikçe “eşitlik” kavramının değersizleşmesine yol açıyor.

Dizilerin ailece izlenebilmesi, aynı zamanda reytinglerin yüksek olması demek. Dolayısıyla reytinglerin yüksek olması için dizilerin senaryolarının aile yapısına, aile içindeki davranışlara, aile bireylerinin rollerine uygun olması gerekiyor. Hatta zaman zaman aile içi şiddeti de görebiliyoruz. Aile yapısının televizyon dizilerindeki yeri, toplumun kültürüne, değerlerine ve beklentilerine de uygun olması gerekiyor. Bu da toplumsal cinsiyet rollerinin yeniden üretilmesi ile gerçekleşiyor. Toplumsal cinsiyet kavramı, dizilerde özellikle “otoriter baba” rolü üzerinden aşılanıyor.

Kitle iletişim araçlarının kadınlara aktardığı mesaj, yerleşik iktidarı ve kadının ikincil konumunu pekiştirmeye yönelik, dizi ve filmlerde de bu durum onaylanmakta. Dizi izleyen bireylerin daha çok ev hanımları olduğunu düşünürsek, farkında olmadan alınan mesaj doğrultusunda stres, depresyon bezeri bazı psikolojik durumların ortaya çıkması da kaçınılmaz oluyor.

Kadının yeri, kocasının yanıdır”, “elinin hamuruyla erkek işine karşıma” gibi geleneksel söylemlerde de karşılığını bulabileceğimiz toplumsal cinsiyet kalıpları, sinema filmlerinden televizyon dizilerine ve haber metinlerine kadar birçok medya ürününde karşımıza çıkıyor.

Günümüzde yayında olan dizilerin çoğundaki ortak nokta, “ideal” bir kadın görüntüsü oluşturmaya çalışmak, kadınının görevlerini hatırlatmak, pekiştirmektir. Kısaca söylemek gerekirse, son dönem yerli dizilerde, sürekli tekrar edilerek benimsetilen, normalleştirilen kadınlık halleri görülmektedir.

Sonuç olarak, toplumsal cinsiyet normları doğrultusunda kadın ve erkek arasındaki rol dağılımında; meslek ve gelir gibi maddi görevler erkeğin, tüketim, evin sorumluluğu ve annelik ise kadının görevi olarak algılanmaktadır. Halbuki çalışan kadınların sayısı küçümsenmemeli. Dizi ve filmlerde yansıtılan kadınların ikincil, tüketici, vasıfsız konumu kesinlikle aşağılayıcıdır. Ancak, ne yazık ki bu tür mesaj içeren diziler ve filmler daha çok izleniyor, haliyle daha çok maddi kazanç sağlıyor. Dolayısıyla ilk önce zihniyetin değişmesi gerekiyor…

Etiketler :
667Reklamy
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Komşuluk Komşuluk

İNSAN, doğası gereği sosyal bir varlıktır. Nasıl ki beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlarımız varsa sevinçlerimizi, üzüntülerimizi pa...

Leyla’dan sonra Leyla’dan sonra

ONKOLOJİ servisinde tedavi gören çocukların tebessümüne aracı olmak parolasıyla yola çıkan üç tıp öğrencisinin temel adımlarını attığı ...

Eskiyi yaşatma köyü Eskiyi yaşatma köyü

ŞİMDİ biz, ya bankacı, ya insan kaynakları uzmanı, ya iletişimci, ya işsiz, ya gazeteci, ya sanatçı, ya öğrenci, ya öğretmeniz… Ama çoğ...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Fahrettin Küçük Yapı300x250
SON EKLENEN HABERLER
TÜBİTAK’tan öğrencilere 17 koli bilim dergisi TÜBİTAK’tan öğrencilere 1...

Şehit Çavuş Haydar Arda Erertingi İlkokulu öğretmenleri tara...

Ahmetli’de bitmeyen çalışma isyan ettirdi Ahmetli’de bitmeyen çalış...

Ahmetli Mahallesinde devam eden alt yapı çalışmaları mahalle...

İlk ziyaret şehit evine İlk ziyaret şehit evine

Geçtiğimiz hafta yapılan olağan kongrede tekrar Milliyetçi H...

Ali Pehlivanoğlu inşaatta büyüyecek Ali Pehlivanoğlu inşaatta...

İzmir’de marketçiliğin öncüsü Ali Pehlivanoğlu, sektörde kon...

Tübitak markajı Tübitak markajı

TÜBİTAK son günlerde adeta Torbalı’ya üs kurdu. Kurum, verdi...

Ankara’da katliam gibi kaza: 8 ölü, 34 yaralı Ankara’da katliam g...

Kastamonu'dan Ankara'ya giden yolcu otobüsünün Kalecik ilçes...

Erdoğan: Sözlerimin muhattabı Bahçeli değildi Erdoğan: Sözlerimin muhat...

NATO zirvesinde Avrupa Birliği liderleriyle bir araya gelen ...

Bu ilk kez yapılıyor: Ülke genelinde uygulama! Bu ilk kez yapılıyor: Ülk...

Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığına bağ...

İZBAN’da madde bağımlısı dehşeti İZBAN’da madde bağımlısı ...

Önceki gün İZBAN’a binen 3 tane madde bağımlısı genç trende ...

Kitap kurtları meydanda Kitap kurtları meydanda

‘Torbalı Okuyor’ projesi kapsamında ilçenin farklı noktaları...

FOTO GALERİ
Miss Park 300x250
YAŞAM HABERLERİ
VİDEO GALERİ
torajans-reklam-yan