Büyük Torbalı
Bahçeşehir Bursluluk Sınavı
Büyük Torbalı

Zihniyet Engelli Olmasın!

GÜNÜMÜZDE birçok kişi çeşitli sebeplerden ötürü gerek fiziksel gerekse zihinsel engelli olarak hayatını sürdürüyor. Peki biz engelin, engelliliğin, engellinin ne olduğunu, ne anlama geldiğini biliyor muyuz? Hiç sanmıyorum!

23 Ağustos 2016 - 9:15 'de eklendi ve 1231 kez görüntülendi. A+A-

Zihniyet Engelli Olmasın!

Sadece bizim dilimizde değil diğer birçok dilde de “engelli” ve “engellilik” anlamına gelen birden fazla sözcük bulunuyor. Biz günlük hayatımızda en çok engelli, özürlü ve sakat sözcükleri arasında kalıyoruz. Bunun doğrusu nedir, ne denmelidir hiç sorgulamak, öğrenmek yok…

Herkesin yaşadığı bu karmaşanın kesin, net bir çözümü yok aslında. Engelli durumunda olan kişiler de bilmiyor ayrımı. Öyle ki bizler kör, âma, görme engelli, görme özürlü, az gören şeklindeki sözcükleri bazen aynı durum için, bazen farklı durumlar için kullanıyoruz. Hepimizin kafası karışık bu konuda. Adlandırmadaki bu farklar, zaman zaman o kadar çok tartışmaya neden oluyor ki bu tartışmalar, gerçek sorunların önüne geçebiliyor. Engellinin kim, engelliliğin ne olduğu açık bir biçimde ortaya konmayınca, engellilere yönelik politikaların, yasaların ve hizmetlerin kapsamı da belirsizleşiyor. Bu belirsizlik de uygulamada pek çok sorunu beraberinde getiriyor.

Engelli sözcüğü Türk Dil Kurumu’na göre engeli olan, vücudunda eksik veya kusuru olan şeklinde tanımlanıyor. Bireyin fiziksel işlevlerindeki bu bozukluk(engel) ve bunların hareket yeteneğinde yarattığı eksiklik çeşitli zorlukları da doğuruyor. Bu durum da bireyi toplumun diğer bireylerinden farklı kılıyor. Neden “farklı” kılsın ki asıl sorun bu “fark” sözcüğünü kullandığımızda başlıyor aslında. Bu farklılık engellilerin yaşadığı ayrımcılığın da asıl nedeni haline geliyor. Hatta engelli bireylerin kullandıkları arabaların plakalarında bulunan engelli amblemini bu ayrımcılığa örnek olarak gösterebiliriz. Herkesin arabasını bir başkası kullanabiliyorken, engelli birinin arabasını sırf bu amblem yüzünden kendi dışında kimse kullanamıyor. Zaten her türlü durumda, her konuda yapılan bütün ayrımcılıkların sebebinin “farklı olmak” yani alışılmışın dışında olmak olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu gerek pozitif ayrımcılık olsun gerekse negatif, hepsinde aynı.

Öyle veya böyle, bir şekilde doğuştan veya sonradan gerçekleşen çeşitli nedenlerden dolayı insanlar bazı uzuvlarını kaybetmiş olabilir. Hepimizin gerekli özeni gösterip saygı duyması gerekir. Çünkü bu kişiler sahip oldukları “farklılıktan” dolayı toplumdan uzaklaşıp içe kapanık, asosyal oluyorlar. Neden? Tabi ki “normal” insanlar yüzünden. Peki buna hakkımız var mı?

Kesinlikle yok!

Toplumsal desteğin yetersizliği, toplumun dışlayıcı tutum ve davranışları engellilerin topluma eşit bireyler olarak katılmasını önlüyor. Engellilerin toplumla bütünleşmesindeki en önemli sorun ise istihdam sorunu. Bazı özel şirket ve kamu kuruluşları dışında açılan engelli kontenjanının haricinde iş bulmakta güçlük çekiyorlar. Halbuki çalışmak hepimize var olan insani bir “hak”. Aynı zamanda çalışmanın bireysel ve toplumsal refahın sağlanmasındaki önemi tartışmasız bir gerçek.

Ancak çalıştığımız iş, bindiğimiz otobüs, yürüdüğümüz kaldırım, okuduğumuz okul, hastane, alış veriş merkezleri kısaca içinde yaşadığımız çevre engelli bireylerin ihtiyaçları düşünülerek geliştirilmiş değil. Düşünülerek yapılan ufak tefek şeyler olsa da insanlar bunun bilincinde olmadıkları için onlar da pek bir anlam ifade etmiyor. Görme engelliler için kaldırımlara yapılan kabartmaların şehirlerin her bölgesinde olmaması, olan yerlerde de kaldırıma araba park edilerek bu işaretli yerlerin kapatılması bu bilincin oluşmadığının en basit ve en net örneği.

İş yerlerinde ise uygun asansörler, tuvaletler vb. şeylerin olmaması, otobüs, vapur gibi toplu taşıma araçlarına binerken de ayrı zorluklarla karşılaştıkları, yine aynı şekilde eğitim görülen okullarda da gerekli donanımların yetersiz olduğu sürece engelli bireylerin kendilerini “farklı” toplumdan dışlanmış hissetmesi gayet normal. Madem bu durumdan rahatsızız o zaman ona göre daha saygılı ve duyarlı davranacağız. Ne acı ki bu örnekleri daha da çoğaltabilir durumdayız. İstenilen, beklenilen bütün düzenlemeler yapılsa da bizdeki bu duyarsızlık bilinçsizlik olduğu sürece ne engelli bireyler daha eşit, daha mutlu yaşayabilir ne de toplumca bilinç seviyemizi artırabiliriz. Asıl bilinçler, vicdanlar, ve zihniyetler engelli olmasın. Duyarlı olalım…

Dicle SEVÜKTEKİN

Etiketler :
,
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
TV ve kadın TV ve kadın

BÜTÜN toplumlarda güncel bir sorun haline gelen toplumsal cinsiyet kavramı, bu kavramın kadın ve erkeklere yüklediği roller ve bu rolle...

Komşuluk Komşuluk

İNSAN, doğası gereği sosyal bir varlıktır. Nasıl ki beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlarımız varsa sevinçlerimizi, üzüntülerimizi pa...

Leyla’dan sonra Leyla’dan sonra

ONKOLOJİ servisinde tedavi gören çocukların tebessümüne aracı olmak parolasıyla yola çıkan üç tıp öğrencisinin temel adımlarını attığı ...

Eskiyi yaşatma köyü Eskiyi yaşatma köyü

ŞİMDİ biz, ya bankacı, ya insan kaynakları uzmanı, ya iletişimci, ya işsiz, ya gazeteci, ya sanatçı, ya öğrenci, ya öğretmeniz… Ama çoğ...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
Turuncu Koleji
SON EKLENEN HABERLER
“Genel merkezimizin kararı” “Genel merkezimizin karar...

Cumhur İttifakının Torbalı’da en fazla konuşulan ismi olan M...

Zam yoğunluğu yok Zam yoğunluğu yok

Kış aylarında hastalıklarla doğal yollarla mücadele etmek is...

Torbalı’nın gündemi meclis listeleri Torbalı’nın gündemi...

BELEDİYE başkan adayları seçime girecekleri belediye meclis ...

Binlerce öğrenci  adına teşekkür Binlerce öğrenci adına t...

Torbalı İlçe Milli Eğitim Müdürü Cafer Tosun dün, Çetinel Ai...

Kendi işininin patronu oldu Kendi işininin patronu ol...

Torbalı’da yaşayan Göçay eşinin işlerinin bozulması üzerine ...

Yol ve park eksiği Yol ve park eksiği

7 Eylül Mahallesi muhtar adayı Ömer Yadık çalışmalarını hızl...

Gözü tamamen kapandı Gözü tamamen kapandı

Bekir Karadeniz'in gözü evinde beslediği kedinin tüyünden en...

Hasadın bitimine sayılı günler Hasadın bitimine sayılı g...

Hasadı yoğunlukla Özbey ve Yeniköy bölgesindeki arazilerde h...

Fırat Çakıroğlu unutulmadı Fırat Çakıroğlu unutulmad...

EGE Üniversitesi’nde 2015 yılında çıkan olaylarda hayatını k...

Şehidimize yakışır hale getirildi Şehidimize yakışır hale g...

1991 yılında Sarıkamış’ta şehit düşen İlker Doğan’ın Pamukya...

FOTO GALERİ
Lider Pen
EĞİTİM HABERLERİ
VİDEO GALERİ
torajans-reklam-yan