REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Nerede o siyah beyaz bakislar?

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Nerede o siyah beyaz bakislar?
159 Görüntüleme
21 Mart 2010 - 23:23
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

YILLANMIS, rengi solmus siyah beyaz fotograflara karsi bambaska bir sempati duyarim.
Ne zaman bir dostun, akrabanin evine misafir olsam eger mümkünse ailenin fotograf albümünü incelemeye çalisirim.
Bu deneyim geçmise yolculuk yapmanin keyifli bir seklidir.
O fotograflarin her biri benim için bir tarihi vesika hüviyetindedir.
Ne çok sey gizlidir o eskimis karelerde…
Zamanin bir aninda dondurulup gelecege emanet edilen o renk yoksulu fotograflar ne çok sey anlatir duyabilene.
Ve aslinda ne çok renk barindirirlar görebilene…
Fotograflardaki o yüzler, o kiyafetler, takilan aksesuarlar, bulunulan ortamlar, hepsi geçmisin izdüsümleri, yansimalaridir.
Ben bu fotograflarda en çok o devirlerde yasamis insanlarin bakislarina dikkat ederim.
O bakislardir o fotograflarin dili.
O bakislarin manasi bambaskadir.
Saygi yansir o bakislardan, havailik yerine…
Henüz asaletini kaybetmemis, maddeciligin ve hodbinligin pençelerine düsmemis nesillerin durulugu ve masumiyeti yansir.
Kadin bakislarinda bir ölçülülük ve iffet, beylerin bakislarinda bir vakar ve sadelik çocuklarin bakislarindaysa derin bir sayginin pariltilari yansir.
Geçmise dair çok seyle birlikte o bakislar ve onlarin ifade ettigi anlamlar da siyah beyaz fotograflarda kaldi.
Simdi etrafimdaki insanlarin bakislarini inceledigimde o bakislarda siradanligin, huzursuzlugun, doyumsuz bir maddeciligin ve hiçbir seyle tatmin olmamanin agir travmalarini görüyorum.
“Ahhhh!” diyorum. “Nerede o siyah beyaz bakislar?”

SEN OLMAZSAN KIM OKUYACAK?
BEN gecenin bu vaktinde bu gazetedeki mütevazi kösemi doldurmak için, yani sana anlayacagin dilde bir seyler yazmak için kelimelerden kelime, konulardan konu begeniyorum.
Bilsen ne kadar da zordur bunu yapmak…
Bilsen ne sancilidir bazen birkaç kelime karalamak…
Ben bu satirlarin isçiligini yüklenmisken, simdi sen benim hiçbirini izlemedigim o televizyon dizilerinden birine dalmissindir muhakkak.
Yahut da ne bileyim baska bir sekilde harcamaktasin hayatinin bir vaktini, hiç geri gelmeyecek olan o birkaç saati…
Oysa ben bu küçük kösede senin bir kaç dakikada okuyup birkaç dakika içinde unutacagin seyleri “nasil yazsam?”in derdindeyim.
Bilsen ne kadar zordur bunu yapmak.
Hele ki benim gibi seçiciysen.
Kullanmadan önce bir kelimeyi gram gram tartiyorsan.
Bilsen…
Yok, ama bilmeni istemem.
Yazinin kahrini biz çekeriz o da bizim kahrimizi çeker.
Sen sunu bil yeter.
Benim gibi bir sürü insan sirf sana bir cümle meram anlatabilmek için saatlerini harciyor.
Harcayacak…
Öyle ya sen olmazsan onlari kim okuyacak?
Sunu bil yeter…
Yazilanlardan bir hisse olsun çikarman bunca zahmete deger
Okumuyor musun?
Zarari yok.
Saygi duy yeter….

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web