REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

ŞU POLİTİKACILARA HAYRANIM

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
ŞU POLİTİKACILARA HAYRANIM
231 Görüntüleme
02 Ekim 2015 - 8:29
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Gerçekten de hayranım, hayran olmayıp da ne yapayım! Neden hayranım, niçin hayranım! Bu konuyu aşağıda belirteceğim.

Yanlış anlaşılmasın maksadıyla “şu politikacılar” derken hangi politikacıları kastettiğimi söyleyeyim de söylediklerim yanlış adrese gidip gerçek politikacıları rahatsız etmesin. “Şu politikacılar” dediğim bu yazının konusu politikacılardır. Yani sizin de yakinen tanıdığınız gibi bu yazıyı okuyup da üzerine alan politikacılardır. Kim ki kendine veya kendilerine yakıştırır ve rahatsız olur ise evet bilsinler ki ben aynen de onlar için söylüyorum. İşte adresi böyle…

Şimdi gelelim ben “bu politikacılara” neden hayranım;

Çünkü bu politikacılar gerçekten de çok zekiler, zamanımızın teknolojilerini çok iyi kullanıp seçmenlerin gözünden beynine girebiliyorlar.

Bir dedikleri bir dediklerini tutmadığı halde hiçbir şekilde boşluğa düşmüyorlar. Öylesine deneyimli ve zekiler ki bir kişiye bir yerde söyledikleri yalanı diğer yerde hatırlayıp ona göre tedbirlerini alabiliyorlar. Öyle ki kafalarında kırk tilki dönüyor, kırkının da kuyruğu birbirine değmiyor. Üstelik hem yakın çevrelerinde hem de uzak çevrelerinde.

Gerektiği zaman sütün beyaz olduğunu söyleyerek oy aldıkları gibi, işlerine geldiğinde aynı sütün siyah olduğunu da iddia ederek oy alabiliyorlar. Bu çok üstün derecede bir beceri değil de nedir! Bundan da anlaşılıyor ki zamanımızda savunduğunuz şeyin doğru olup olmadığının hiçbir bir önemi yok, önemli olan onu nasıl savunduğunuz. Savunmanıza göre bazen mutlak beyaz süt siyah da olabiliyor ve siz bu sonuçla dahi haklı çıkabiliyorsunuz.

Bu politikacıların süsleyerek pazarladıkları şey yalan olup, alıcısının işine yaramadığı halde en pahalı biçimde satarak bütün sülalesini kurtaracak şekilde iyi bir yatırıma dönüştürebiliyorlar.

Örneğin Torbalı’ya gelip size en kısa zamanda İZBAN getireceğiz diyerek taraftar bulup oy alıyorlar. Aradan uzun bir zaman geçiyor hala İZBAN yok… Daha sonra zar zor İZBAN hattının açılışını yapıyorlar. Açılışta pankartlarla iki taraf olup İZBAN’ı ben yapıyorum, yok ben yapıyorum kavgasına tutuşuyorlar.

Aradan uzun bir zaman geçiyor ortada hiç bir şey yok. Sonra bin bir zorlukla yaptırılan İZBAN hattının da; oluşturulan üstgeçitlerin de tamamen yanlış olduğu, bir anlamda hizmetten ziyade oy alabilmek için kandırmaca olduğu anlaşılıyor. Toplum bu duruma karşı çıkıp direnç gösteriyor. Yapılan işe sahip çıkmadığı gibi yapanları da en hafif söylemle kınıyor…

Ben yaptım, yok ben yaptım yarışı içinde olan “bu politikacılar” bu defa da yok o yaptı yok bu yaptı söylemiyle birbirini suçlayarak yapılan bindirmenin yanlış olduğunu söyleyip, günah keçisi olarak karşı tarafı gösteriyor. İşin yanlışlığı üzerinden hareketle bu defa yine topluma; eğer bizi destekler bize oy verirseniz yapılan bu bindirmeceyi düzeltip sizin istediğiniz şekilde yapacağız diyerek oy istiyorlar. Sanki şehri baklava dilimleri gibi birkaç parçaya bölen bu garip bindirmeceyi onlar yapmamış gibi…

Yine taraflar arasında hoş bir yarış başlıyor. Yapılan garip yapıyı yok sen ortadan kaldıracaksın yok ben ortadan kaldıracağım yarışı… Bu iddialarla halktan oy itiyorlar. Büyük bir pişkinlikle… Halk da sanki bu bindirmeceyi onlar yapmamış da ben yapmışım gibi tekraren oluşturulan bu yeni tatlı söylemlere inanarak onların paralelinde ikiye ayrılıp kendilerine taraftar arıyorlar.

Dokuztaş oyununu bilenler bilir. “Bu politikacılar” oyun oynarken taşları öyle bir hizaya getiriyorlar ki, sağa çekiyorlar cüz diyip bir taş alıyorlar. Sola çekip cüz diyip başka bir taş alıyorlar. Oyun çok mükemmel. Allah var haklarını yememek gerek, oyunu çok iyi oynuyorlar. Bizim hiçbir şey yapmamız mümkün değil oyunun kuralı böyle “yasan kurmuşlar” sağa çekip bir taşımızı alıyorlar, sola çekip bir taşımızı alıyorlar. Eksilen bizden… Bizim elimiz kolumuz bağlı… Elimizin kolumuzun bağlı olup olmadığını tam bilemiyorum. Ancak görünen sonuç böyle… Bu defa elimizi kolumuzu çözer miyiz bilemem?

Bu tür marifetleri olan politikacılara gel de hayran olma… İnsanın elinde değil. Beni kınamayın bunu söylemek zorundayım. Sezar’ın hakkını Sezar’a, İsa’nın hakkını da İsa’ya vermek gerekiyor.

Siz böyle olduğunuz müddetçe daha çooook…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web