Büyük Torbalı

Bertaraf demokrasi

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Bertaraf demokrasi
Armağan KARS( a.kars@buyuktorbali.com )
262 Görüntüleme
23 Ağustos 2010 - 22:01
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Yillarca “sagci-solcu” diye kamplara ayrilan güzel ülkemin güzel insanlarinin “evetçi-hayirci” seklinde ikiye bölünmesi de AKP iktidari dönemine nasip oldu. Böyle bir ayrismaya da, elbette, AKP’nin, üzerinde genis çerçeveli bir uzlasma saglayamadan tek basina (8 yil sonra alelacele) hazirladigi Anayasa degisiklik paketi sebep oldu. Bence hatanin en büyügü, her biri birer toplum sözlesmesi niteliginde olan yasalar üzerinde degisiklik, ekleme ya da çikarma yapmadan önce toplumun genis kesimlerini temsil eden yasal kuruluslarla uzlasma yolunun yeterince aranmamis olmasidir. Aci bir gerçek de, 22 Temmuz 2007 aksami “herkesin Basbakani” olacagini söyleyen Erdogan ile bugünkü Erdogan arasindaki büyük farkin özellikle son dönemdeki söylem ve eylemlerindeki farklilikla ortaya çikmasidir. Cumhuriyet’in hangi temel kurumuyla uyum içerisinde oldugunu soracaginizi biliyorum ama, AKP iktidarinin, is basina geldigi günden beri özellikle yüksek yargi ile sorunlari oldugu hepimizin bildigi ve kendilerinin de her firsatta itiraf ettikleri bir baska gerçektir. Istekleri dogrultusunda çikan kararlari alkislayip, begenmedikleri kararlarda yargiyi elestirmis ve “ideolojik” olmakla suçlamislardir. Durum böyle olunca, bu kadronun “tek basina” hazirladigi degisiklik paketindeki degisikliklerin yargi ve de özellikle “yüksek yargi” konusunda yogunlasmis olmasina sasmamak gerekir. Bu yazimda degisiklik yapilan maddelerin içerigine deginecegimi belirtmistim. Son günlerde yasanan hizli gelismelere bakarak ben de yazimda degisiklik yaptim. Yazacaklarimda maddelerden de esinti olacak elbette. Referandumda “hayir”i savunanlarin elle tutulur somut ifadeleri olmadigini iddia eden arkadaslar Sayin Basbakan’i izlesinler ve neyin elle tutulur, neyin yenilir yutulur seyler oldugunu görsünler. Somut delil mi istiyorsunuz? Bir tek Adalet Bakani yeter bunun için. Sayin Bakan, HSYK toplantisini müstesariyla birlikte terk ederek kurulun çalismasini, görev yapmasini ve isleyisini engellemis olmadi mi? Böyle bir davranis, giderek keyfi yönetimlerin önünü açacak niteliktedir.12 Eylül’de “evet” çikma olasiligindan hareket ederek, atamalari referandum sonrasi olusturulacak kurula birakmak midir daha ileri demokrasi? Ya “hayir” çikarsa, Bakan ve müstesari HSYK toplantilarina hiç mi katilmayacaklardir? Tek basina bu örnek bile, yeni düzenleme ile yarginin siyasi iktidar etkisine girecegini savunanlari ve bu nedenle “hayir” diyecek olanlari hakli çikarmaktadir.  Yargi, iktidarlarin degil, milletin yargisi olmak zorundadir. Bu nedenle adi “Bagimsiz Yargi”dir. “Hayir” demek için o kadar çok sebep var ki, sadece bu paketi hazirlayanlarin tavir ve davranislarina, söylem ve eylemlerine bakmak bile yeterlidir. Arada bir “Bizde devlet adami ciddiyeti var”, “Baska sey söylememe terbiyem müsaade etmez” diyen Sayin Basbakan, bu sözüyle, bundan önce söylediklerinin kendi terbiye sinirlari içinde oldugunu itiraf etmis olmuyor mu sizce? Çiftçinin anasindan baslayip TUSIAD’in “bertaraf” olma olasiligina kadar söylenen her sey terbiye sinirlari içinde kaliyor ve devlet adami ciddiyetiyle bagdasmis oluyor yani. Boy-pos, soy-sop tartismasina girmeye gerek bile görmüyorum ama, Sayin Basbakan’in, bundan önceki iktidarlar için yaptigi “kedi-köpek” benzetmesini de hiç sik bulmuyorum. Dünya Yargiçlar Birligi üyesi olan YARSAV’i  “bertaraf “ etme düsüncesini de “ileri demokrasi”nin ayak sesi olarak mi algilamali acaba? “Evet demezseniz, huzura geldiginizde (krallik ya da padisahlikta huzur’a çikilir biliyordum) biz de sessiz kaliriz. Bitaraf (tarafsiz) olan bertaraf olur(yok olur)” cümlelerini “Ya itaat edersin, ya da yok olursun” seklinde anlayanlara kizma hakkimiz var mi? Demokrasilerde kisileri ya da kitleleri, iradelerini açiklamaya zorlama var mi? Bu durumda kisi hak ve hürriyeti ile “gizli oy”un ne anlami kalir ki? Toplu görüsmenin adi “toplu sözlesme” olarak degistirilmis. Idare ile düsülen anlasmazlikta uzlasma kuruluna gidiliyor. Bu kurulun atamasi hükümet tarafindan yapiliyor ve kararina yargi yolu kapali. Grev hakki da yok. Ne ileri demokrasi degil mi? Hani bazilarinin kulaklari var duymuyor, gözleri var görmüyordu ya, acaba diyorum bu pakette YÖK var da, seçim baraji var da, grevli toplu sözlesme var da, yoksulluk ve yolsuzlukla “etkin” mücadele var da, ben mi göremiyorum? Hepsinden vazgeçtim, “evetçi” arkadas. Sana bir sorum var. Haklarinda yüzlerce dava dosyasi bulunan, bu dosyalari açtirip “ak”lanmaktan kaçinan, kendisine dokundurmayan, dokunulmazligi kürsü ile sinirlandirmayan vekillerin daha demokratik bir düzenleme yapabileceklerine inaniyor ve onlarin hazirladigi bu yarim yamalak pakete “evet” demeyi içine sindirebiliyor musun? Eger öyle ise; senin de “oy”un vatana, millete “hayirli” olsun. Daha demokratik olmasini benim de çok istedigim bu memleketin, gelinen noktada, “hele yargiyi bir halledelim de, dokunulmazliklari sonra düsünürüz” deme lüksü kalmamistir. Insanlik tarihi, bertaraf edenlerin de bertaraf oldugu sahnelerle doludur.

Saygilarimla.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web