Büyük Torbalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatı verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde konuşma yaptı. Erdoğan,

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Cumhurbaşkanı Erdoğan talimatı verdi
123 Görüntüleme
28 Aralık 2016 - 15:04
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Erdoğan‘ın o konuşmadan satır başları şöyle;

“Biz bu ödüllerle her biri takdiri ziyadesiyle hak eden kültür, sanat ilim insanlarımıza devletimizin ve milletimizin şükranlarını sunmayı amaçlıyoruz. Şüphesiz onların gerçek yeri milletimizin gönlüdür. Cumhurbaşkanlığı olarak hiçbir saplantıya kapılmadan, tamamen kültür ve sanat insanlarımızı takdir amaçlı bu ödülleri veriyoruz. Geçmişte dağınık bir şekilde yapılan bu değerlendirmeleri artık Cumhurbaşkanılığı bünyesinde topladık.”

“Kültür sanat alanında gelişemeyen bir ülkenin gerçek manada bağımsız olabilmesi en azından bağımsızlığını sürdürebilmesi mümkün değildir. Ülke olarak bu gerçeği yeteri kadar idrak edemediğimizi kabul etmek mecburiyetindeyiz. Bu ödüllerimizin değerlerimizi önce kendi insanımıza sonra bütün dünyaya tanıtmada arzu ettiğimiz neticeyi almasını temenni ediyorum.”

ERDOĞAN, MÜZİK ÜNİVERSİTESİ İÇİN TALİMAT VERDİ

“Bu yılki ödüller Edebiyat alanında sayın Mustafa Kutlu, tarih alanında Kemal Karpat’a , Müzik alanında Erol Parlak’a, Sinema alanında Sayın Şener Şen ve Geleneksel sanatlarda Ferudun Özgeren’e verildi. Vefa Ödülü ise Sayın Süheyl Ünver’e verildi. Sayın Erol Parlak konuşmasyla bize önemli bir yük yükledi. YÖK Başkanımız da bir müzik üniversitesi kurulması için çalışmaları başlatması lazım. Ödülleri alan herkese şükran ver tebriklerimi iletiyorum.”

Erdoğan’ın açıklamalarını izlemek için tıklayın

‘ÜZÜLEREK SÖYLÜYORUM Kİ…’

“Türkiye olarak kültür sanat alanında bazı sorunlar yaşadık. Arka arkaya maruz kaldığımız trvamlar bizi beka sorunumuza o kadar odakladı ki diğer alanlara çok yönelemedik. İletişim imkanlarının böyle geliştiği bir dönemde kendimizi cam bir fanusun içine hapsedemeyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi kültür sanatta da üzülerek söylüyorum kopya çektik, kötü taklitler yaptık. Elbette çok güzel ürünlerde ortaya koyuldu ama bunlar çok sınırlı kaldı kendi toplumumuza bile ulaşamamıştır. Kültür ve sanatta olmazsanız kendinizi camdan çelikten kuleler içinde bulursunuz. Bunu yapanlar bize sadece para para para diyor.”

“MARİFET İLTİFATA TABİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Marifet iltifata tabidir’ sözüyle hiçbir saplantıya kapılmadan Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Ödülleri’ni veriyoruz. Kültür sanat alanında büyüyemeyen bir ülkenin gerçek anlamda bağımsız olabilmesi, bağımsızlığını sürdürebilmesi mümkün değildir. Yaşadığımız coğrafyada yaklaşık bin yıllık bir geçmişimiz var. Engin bir kültür havzamız söz konusu. Kültür sanat alanında gelişemeyen bir ülkenin gerçek manada bağımsız olabilmesi en azınan bağımsızlığını sürdürebilmesi mümkün değildir. Ülke olarak bu gerçeği yeteri kadar idrak edemediğimizi kabul etmek mecburiyetindeyiz” dedi.

“Bu ödüllerimizin değerlerimizi önce kendi insanımıza sonra bütün dünyaya tanıtmada arzu ettiğimiz neticeyi almasını temenni ediyorum” diyen Erdoğan, konuşmasını, “Millet olarak kadim bir medeniyetin ve tarihin üzerinde bulunuyoruz. Bu medeniyetin hakkını popüler kültürü beslerken kadim kültürü unutmadan verebilmemiz şarttır. Modern şiir yazarken divan şiirini yabana atamayız” şeklinde sürdürdü.

“KENDİMİZİ BİR FANUSUN İÇİNE HAPSEDEMEYİZ”

Kültür ve Sanat’ın tarih içindeki rolüne de değinen Erdoğan, “Karşılıklı etkileşim mutlaka olacaktır. Ancak biz bu etkileşimi tek taraflı yaptık. Üzülerek söylüyorum kötü bir taklitten ibaret kaldı kültür sanat hayatımız. Bu demek değildir ki hiçbir şey yapmadık, elbette çok iyi eserlerde verilmiştir ancak bu eserler çok kısıtlı bir alanda kalmıştır. Kendi toplumumuza dahi ulaşamamıştır.

Kendi edebiyatınızı kendi sinemanızı üretecek zemini inşa edemezseniz dar bir alana sıkışıp kalmış kültür sanat zemininin ötesine geçemezsiniz. Bu acı gerçekler başımızı çevirdiğimiz her yerde karşımıza çıkıyor. Şu gerçeği tekrarlamak istiyorum; Türkiye’nin geçtiğimiz 14 yılı dış politikadan ekonomiye tarihi başarı hikayeleriyle doludur. Mutlaka eksiklikler vardır. Elde edilen projeler vardır. Sadece iki alanda arzu ettiğimiz sonuca ulaşamadığımız için üzgünüm. Bunlardan biri eğitimdir biri kültür sanattır. Önümüzdeki dönem bu iki alanı önceliklerimizin başına çıakracağımıza inanıyorum. Eğitimle kalcıı hale getirilmemiş, kültür sanatla tahkim edilmemiş bir yolun bizi götüreceği yer zevksizliktir” dedi.

“ÖNEMLİ BAŞARILARA İMZA ATMIŞ DEĞERLİ SANATÇILARIMIZ BİRER KUTUP YILDIZIDIR”

Ödüllerini alan sanatçılara da konuşmasında yer veren Erdoğan, “Kendi alanlarında gerçekten önemli başarılara imza atmış değerlerimiz gelecek nesiller için birer kutup yıldızıdır. Uzaklarda olduğu için hocamız Kemal Karpat ülkemizin tarihini en iyi anlatan hocalarımızdan biridir. Tarihi kendi ideolojilerine göre inşaa etmek isteyenlerin aksine çalıştığı dönemi bugün ve geleceğe ışık tutacak şekilde incelemiş ve yazmıştır.

Profesör Doktor Erol Parlak hocamız için hayatını türkülere adamıştır destek doğrudur. Hem alaylı hem de akademik anlamda türkünün profesörü olmuştur. Yıllardır derlediği türküler keşfettiği eserler zenginliğimize zenginlik katmıştır. Şelpe tekniğindeki ustalığı ve bozlaklarındaki ses inanılmaz” diyerek konuşmasını sürdürdü.

“KENDİ TARİHİ VE MİLLETİYLE BARIŞIK MÜNEVVERLERE İHTİYACIMIZ VAR”

Erdoğan, “Kendi kültür, sanat, ilim eserlerimizle tüm dünyada konuşulacağımız, tüm dünyayı etkileyeceğimiz günlerin yakın olduğuna inanıyorum. Kalıcı olana, baki olana kültürü ve sanatı irfan ve hikmetle yoğurarak, ulaşabiliriz. Bunun için milletine tepeden bakan, onu hor gören saplantılı aydınlara değil; gerçekten hür düşünceli ama aynı zamanda kendi tarihi ve milletiyle barışık münevverlere ihtiyacımız vardır. Yaşadığımız diğer krizler gibi kültür, sanat, ilim üretimi krizinden de ancak bu şekilde kurtulabiliriz” dedi.

“ŞENER ŞEN’İ ANLATMAYA GEREK VAR MI?”

Son olarak ta Şener Şen ve Feridun Özgören’e dair konuşmalar yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şener Şen’i anlatmaya gerek var mı bilmiyorum. Türk sineması dediğimizde gözlerimizin önüne Şener Şen’in gelmediği bir sahne yoktur. Hababam Sınıfı’daki Badi Ekrem’den Eşkıya’daki Baran’a geçiş hiç kolay değildir. Komedisi ve dramıyla bu ülkenin insanını canlandırabilme potansiyelidir. Feridun Özgören hocamızın unutulan sanatlarımızı yeniden bize kazandırması, adeta bir uç beyi gibi Amerika’da çalışmalarını sürdürmesi bizim için bir kazanç olmuştur” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web