REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

slot

Davul ve tokmak

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Davul ve tokmak
Armağan KARS( a.kars@buyuktorbali.com )
320 Görüntüleme
17 Nisan 2012 - 21:28
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

“Komsuda piser, bize de düser.” “Komsu komsunun külüne muhtaçtir.” “Ev alma, komsu al.” “Hayir söyle komsuna, hayir çiksin karsina.” Bunlar kültürümüzdeki atasözlerinden sadece birkaçi. Tarih boyunca komsuya ve komsuluga önem vermis bir toplum olarak bugün geldigimiz noktada sinir komsularimizin neredeyse tamamiyla sorunlu oldugumuza bakinca; ne bu atasözlerinin ne de Mustafa Kemal’in “Yurtta Baris, Dünyada Baris” sözünün bir anlami kalmadigini görüyoruz. Sinir komsularimizla yasadigimiz sorunlarin, binlerce kilometre uzaktaki ülkelerin çikarlariyla iliskili oldugunu düsününce de, “davul bizde, tokmak nerede?” demek pek de insafsizca olmasa gerek. Örnek mi istiyorsunuz? “Nato’nun Libya’da ne isi var?” çikisinin üzerinden 24 saat geçmeden: “ Nato Libya’ya girmelidir” demek yeterli mi sizce? Bu mudur dis politikada dik durus? Günümüzün ekonomik ve politik kosullarinda tam bagimsiz ülke bulmak zordur, diyebilirsiniz ama, dogal gaz alimini bile baskalarinin talimatiyla biçimlendiren kaç ülke gösterebilirsiniz? ABD’nin “ricasi”ni, üzerinden 24 saat geçmeden yerine getirip, bir gün sonra da Clinton’in “tesekkür” üne layik olmak midir bagimsiz olmak? Yakin geçmiste sarmas dolas olunan komsu Suriye’nin etnik yapisi bugün mü degismistir? Bugünkü yazimin konusunu “cehalet” olarak belirlemistim. Ancak, bölgemizde kaynatilmakta olan cadi kazanina düsmemize ramak kalmisken ve bunun da cehaletle dolayli da olsa ilgisi varken bu duruma deginmeden geçemezdim. Iran’in bizi “güvenilmez ülke” olarak nitelendirmesi sevinilecek bir durum mudur? Suriye’ye getirilmek istenen “demokrasi”, Irak’a getirilenden farkli mi olacaktir sanki? Bugünkü yazimi, Profesör Erdal Atabek’in “Tehlikeli Cehalet” adli yazisindan alintilarla sürdürecegim.

 

Ayin dünyadan uzakligini bilmemek ‘tehlikesiz cehalet’tir.
Bunu bilmezseniz ‘tehlikesi yoktur’.
Ama önünüzdeki çukuru göremezseniz, bu ‘TEHLIKELI CEHALET’ olur.
Çukura düser ve kurtarilmayi bekleyerek debelenirsiniz.
Belki birisi sesinizi duyar ve sizi kurtarir.
Ama artik siz kendinizi ‘onun sizi kurtardigi duygusu‘ndan kurtaramazsiniz.
Eger o çukurdan kendi gücünüzle çikabilirseniz özgüveniniz artar.
Bagimlilikla bagimsizlik arasindaki fark kisaca budur.

Bugün Türkiye’yi bagimsiz sanmak, bu nedenle ‘tehlikeli cehalet’tir.
***

Atatürk Türkiye’si ile bugünkü ülkemiz arasindaki farki görmemek,
görüp de kabul etmemek, kabul edip de Atatürk‘ ü elestirmek ‘TEHLIKELI CEHALET’ tir.
Neden ‘TEHLIKELI CEHALET’ toplumlarin basina bela olur?
Çünkü, toplumlarin bir bölümü bu durumdan büyük çikarlar saglar.
Geri kalan bir bölümü de küçük çikarlarla yetinir.
Bir bölümü, ilerde kendisinin de çikar saglayacagini umar, bir bölümü
durumu görür, toplumu uyarmaya çalisir, ama gücü yetmez.
Iste böyle durumlarda da felaket kapinizi çalmistir ve gelmektedir.
***

Bu durumun en yaygin araçlari kitle iletisim araçlaridir. Televizyon en yaygin biçimde bu dogrultuda çalismaktadir. En izlenen saatler ‘toplumu gerçek bilgilerden uzak tutmak’ amaciyla kullanilmaktadir. Ivir zivir eglencelikler, bos zevzeklikler, piriltili eglencelikler
hep bu amaçla hazirlanmaktadir. Düsünmeye alismamis beyinler de böylece oyalanip gitmektedir. Düsünen beyinlerin de bu durumu önlemeye gücü yetmemektedir. .
‘TEHLIKELI CEHALET’, farkina varmadan bu tuzagin içine düsüp eglenmektir.

 

Duygu ve düsüncelerimle tamamen örtüsen bu ifadeleri sizlerle paylasarak, aslinda öteden beri yazilarimda degindigim öncelikli toplumsal sorunlarin temeline, dikkatinizi bu kez de farkli bir pencereden çekmek istedim. Bence de “cehalet” bu toplumun en büyük sorunudur. Yetmezlikler içindeki bir ülkede yasanan hesapsiz nüfus artisi da cehaleti ve sefaleti körüklemekten baska bir ise yaramaz. Egitimde ve saglikta hizmetlere ulasmak zorlasir. Vatandas için sorunlar, giderek içinden çikilmaz bir hâl alir. Bir ülke için bundan daha kötüsü ise; o ülkede, bu durumdan faydalanmak isteyebilecek siyasilerin var olmasidir. Sahi, “davul bizde, tokmak kimde?” Durmak yok! Uç yetmez. En az bes çocuk… Saygilarimla.

 

 

 

 

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web