REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

slot

Kürtaj

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Kürtaj
Armağan KARS( a.kars@buyuktorbali.com )
473 Görüntüleme
05 Nisan 2011 - 21:18
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

HENUZ safak baskinlari, aramalar, taramalar ve gözaltina alinmalar yerel gazetelere kadar inmemisken bir de duyduk ki özel yetkili savci Zekeriya Öz özel yetkiden arindirilmis, baska bir göreve atanmis ama bu arada terfi de etmis. Vardir bunda da bir hayir. Bir önceki yazimda “Cisssss… Dokunan yanarmis” demistim. Bugün binlerce insan dokunuyor. Ahmet Sik adindaki gazeteci yazarin kaleme aldigi fakat ne hikmetse, yayimlanmadan yok edilmeye çalisilan ve yazarinin Silivri’ye yollanmasina neden olan kitap taslagindan söz ediyorum. Imam’in Ordusu. Yani, basilmadan toplatilan kitaptan, ya da dogmadan öldürülmeye çalisilan çocuktan söz ediyorum. Ne yazik ki bu kez “kürtaj” tutmadi ve çocuk tüm engellemelere ragmen dogdu. Binlerce kisi su anda bu kitabi (taslagi) okuyor. Sayin Cumhurbaskani hakli. Yazari isteseydi bu kadar reklâm yapamazdi. Günümüzün bilisim teknolojileri sayesinde ulasilmamasi imkânsiz olan bir eserin okunmasini yasaklamaya kalkisan zihniyetin ve okuyup dagitanlarin da suçlu olacaklarina karar verebilen kafalarin neye hizmet ettiklerini anlamakta güçlük çekiyorum dogrusu.
Bugün yasadigimiz olaylara bakinca, matbaanin Osmanli’ya 200 yil geç gelisinin acilarini, 2011 yilinda, yayimlanmayan kitaplari toplatan zihniyette net olarak görebiliyorum. Bu nedenle ülkemi küçümseyen çagdas ülkelerin tutumlari karsisinda utaniyorum, eziliyorum. Acaba “ileri demokrasi” dedikleri böyle bir sey mi, yoksa benim bilmedigim bir seyler mi var, diye düsünüyorum.
Son film seridinde, aralarinda Profesör Zekeriya Beyaz’in da bulundugu ilahiyatçi profesörlerin Silivri yolunda direkten döndüklerini söylemezsem tablo eksik kalacak. (Gülmeyin ama, su anda bir elinde kalasnikof tüfek, diger elinde kitap tutan ilahiyatçi terörist Profesör Zekeriya Beyaz canlandi gözümde) Bu arada, yinelemekte yarar görüyorum ve 12 Haziran seçimlerinde “oy” verirken, “ileri demokrasi”nin neresinde oldugumuzu bir kez daha düsünmemiz gerektigine inaniyorum. Degerli okurlarim, degerlendirmenize sunmak istedigim bir baska husus var. CHP eski genel baskani Deniz Baykal’in kaset olayinda rolü olmadigini açiklayan Amerika kaynakli odak, bu kez de yasanan son olayla bir ilgisinin olmadigini açikladi. Yani, sanki “ben yapabilirim ama, ben yapmadim” demek gibi bir sey bu. Bu hususu da ayrica dikkatlerinize sunuyorum. Hukuk cephesinde durum simdilik böyle.
Egitim ne âlemde derseniz, hiç uzaga gitmeden, 27 Mart 2011 Pazar günü yapilan YGS (Yüksekögretime Geçis Sinavi) ye bakmaniz yeter derim. Bu bir degil, iki degil degerli okurlar. 2010 KPSS (Memur Sinavi) de yasanan kopya skandali henüz hafizalarda. O sinavin bir bölümünü iptal ettiren bu skandalin sorusturmasi sürerken bu kez de, iki milyona yakin gencimizin gelecegini ilgilendiren ve onlar için yasamsal anlami olan bir sinavda sifre skandali patlak veriyor. Tesadüfe bakin ki, adaylarin sinav yeri dagiliminin otomasyonla yapildigi bu sinavda bazi binalarda sadece kiz adaylar sinava giriyor. Yasanan olayin adi, türlü hilelerle, bazi kimselere sinavin haksiz yere kazandirilmasi yani binlerce gencin hakkinin yenmesinden baska bir sey degildir. Baskaninin degismesiyle de sorunlari çözülemeyen ÖSYM artik güvenirligini iyice yitirmistir. Günlerden beri yapilan açiklamalardan tatmin olmayanlarin sayisi tatmin olanlardan daha çoktur.  Bir ögretmen olarak, uzunca bir zamandan beri Türkiye’de egitim ve ögretimin bir kenara atilip, kaderine terk edildigi iddiami yineliyorum. Aslinda kaderine terk edilen, egitim ve ögretim degil, vatandasin ta kendisidir. Ilk üniversite giris sinavina 1973 yilinda katildim. Sonraki yillarda da meslegim geregi, defalarca adi degisen üniversite giris sinavlariyla ilgili haberleri yakindan izleyen biri olarak, son yillarda yasanan bu tür skandal ve yolsuzluklarin hiçbir dönemde yasandigini hatirlamiyorum. Bunun adi düpedüz “umut hirsizligi” hatta, “umut cinayeti”dir. Umut denilen çocuk dogmadan öldürülüyor. Umarim bu son olayin altindan da, kendilerini “inançli” tanitan, ancak, amaçlarina ulasmak için her seyin “mübah” oldugunu savunan insanlar çikmaz. Artik yeter, vatandas gözünü açmali. Bir sinavin güvenligini saglayamayan, milyonlarin umutlarini suya düsürüp gelecekleriyle oynayan, gelecek kusaklarin da kafalarinda bu konuda soru isaretleri olusturan kurumlarin isleyisleri ciddi bir sekilde gözden geçirilmelidir. Yasanan son olaylar, egitim ve ögretimin kaderine terk edildigi iddiami maalesef hakli çikarmaktadir. Durum böyle olunca, kendi ülkesinde sinav barisini bile gerçeklestiremeyen yönetimlerin, baska cografyalardaki ülkelerin barisina katki sunmaya kalkismalari insani aci aci güldüren bir kara mizahtan öteye geçemiyor ne yazik ki.
Saygilarimla.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web