Büyük Torbalı

Meyhane yerine Kültür Merkezi

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Meyhane yerine Kültür Merkezi
232 Görüntüleme
02 Ekim 2011 - 21:04
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

TTO Kongre Merkezi ve Belediye Kültür Sarayi’nin mimari ilk kez konustu: Meyhanenin yerine devasa bir kültür merkezi insa ediyoruz. Bu aslinda diyet ödeme projesidir.

SON yillarda Torbali’da insa edilen en önemli 2 projenin mimari Fatih Yilmaz, hem projelerinden olan Kültür Sarayi’na hem de ilçenin sehircilik anlayisina iliskin çarpici tespitlerde bulundu.  Yikilan Bakraç Gazinosu’nun bulundugu alana Torbali Belediyesi tarafindan insa edilen Kültür Merkezi’nin Mimari Memduh Fatih Yilmaz merkezin yapimiyla bir tür diyet ödendigini söyledi. Binanin 33 metre yüksekligindeki çelik kubbesinin Torbali’nin her yerinde görülecek sekilde tasarlandigina deginen Yilmaz  “Otobandan geçen arabalardaki insanlar bile Torbali’nin imzasina hayran kalacak” dedi. 40 dönümlük bir arazi üzerine kurulan Kültür Merkezi Binasinin Torbali’nin prestij projesi oldugunu belirten Yilmaz “Kültür Merkezi Binasini neden oraya yaptigimiza dair epey elestiri aldim ama ben o alanin son derece iyi bir seçim olduguna inaniyorum. Etrafinda trafigin aktigi ve önünden insanlarin gelip geçtigi bir yer. Böyle bir yeri dag basina yaparsaniz halk oraya gitmez binayi elitler için yaparsiniz. Kültür merkezine otobüsle adam tasinmaz. Seçilen yer Torbali’nin kalbi sayilacak bir yer o anlamda çok isabetli” dedi.

Eskimeyen güzel degildir

MEMDUH Fatih Yilmaz, Torbali’nin yetistirdigi önemli mimarlardan birisi. Adeta bir deger. Dogup büyüdügü Torbali’ya olan borcunu ilçede yapilan ya da yapilacak olan büyük projelere imza atarak ödüyor. Torbali Belediyesi tarafindan yaptirilan Kültür Merkezi Binasi ve yapilacak olan Torbali Ticaret Odasi’nin yeni binasinin altinda onun imzasi bulunuyor. Mimarlikta insan unsuruna deger veren ve içinde salincak bulunan bir kulübeyi devasa bir yapiya tercih ettigini söyleyen Yilmaz, Kültür Merkezi için “Torbali’nin prestij projesi” diyor. Mimarligin akildan ziyade bir ilham isi oldugunu vurgulayan Yilmaz en büyük eserinin kizi Asra oldugunu söyleyecek kadar da mütevazi…

Neden mimarlik meslegi?
Çocuklugumdan beri tam bir tasarim tutkunuyum. Bizim ilk gençligimizde tasarima merakli herkesin Komodor 64’ü vardi. Universite tercihimi yaparken de mimarlik istedim. Mimarlik kendimi çok rahat hissedebildigim bir meslek. Bu isi akilla yapilacak bir is degil. Uygulamayi akilla yapsan da tasarimi kalple yaparsin. Bir dis firçasi bir uzay mekigi tasarlarken insan beyninin ayni kismini kullaniyor. Mimarlik yetenekle ilgili degil tamamen bir ilham isi bana göre. Mimarlik, neyin önemli oldugunu unutmazsaniz bu isi yapanlarin hepsini memnun eder.

Kariyerinizden kisaca bahseder misiniz?
1991 senesinde Torbali Lisesi’nden mezun olduktan sonra Yildiz Teknik Universitesi Mimarlik Bölümü’ne girdim. Okulu bitirince 2 yilda 9 farkli büroda çalistim. Data Insaat, (Bilgi Universitesi) Kayalar Holding, Lütfi Kirdar Kültür Merkezi, TSE Merkezi, Basibüyük Hastanesi gibi projelerde büro sefligi yaptim. Askerlik nedeniyle islerime ara verip Torbali’ya geri döndüm.1998 senesinden beri buradayim. Torbali’da bir büro açtik ama burada alistigimiz büyük projelerin eksikligini duyacagimizi hesaba katmadik. Aradigimiz nitelikli isler o dönem Torbali’da olmadigi için Istanbuldaki arkadaslarla görüsüp orada bir partner büro olusturduk.
Bu esnada esim Hayat ile tanisip büromuzu açtik. O da restoratör. Ondan aldigim destekle piyasaya uyum saglamaya çalistim.

Bir mimar tam olarak nedir? Nasil tanimlanir?
Eger fikir üretirsen mimar olmazsin fikir adami olursun. Uretilmis bir fikri çizerseniz mimar olmazsiniz yapi ressami olursunuz. Çizilen bir projeyi uygularsan mimar olmazsin santiye sefi olursun. Uzerine adini yazar açilisini yaparsan mimar olmaz medyatik olursun. Bütün bunlara ilaveten düsünürsen, çizersen, projeyi uygularsan, üzerine adini yazarsan ama para kazanamazsan mimar olmayip salak olursun. Tüm hepsini yapip hizmetin karsiligini madden ve manen alirsan ve yaptigin bina yeni nesillere ilham kaynagi olursa iste o zaman mimar olursun. Iyi bir mimar, ancak ona ihtiyaç duyan birileri varsa aranir ve çogu zaman da bulunmaz. Bu yüzden çok az sayida mimari anlamda nitelikli yapi üretilir.

Çalisma anlayisiniz nedir? Nasil çalisirsiniz?
Projeye kendimi öylesine kaptiririm ki her sey bittiginde bazen ben etrafimdakileri taniyamam bazen de etrafimdakiler beni taniyamaz. Isin basina oturdugumda öylesine odaklanirim ki zaman ve mekân kavramlari kaybolur. Kolayi sevmem zor daima hosuma gider. Imkânsiz da beni hep cezp eder. Savas verecekse insan bu yedi düvele karsi olmali. Azi isinma hareketinden öteye gitmez. Benim yaratimlarim ritmik degildir patlamalar halinde gerçeklesir. Belki bir lütuf belki de bir yük ne diyebilirim? Çalismanin tozu dumani savrulup is bittiginde bir de bakarsin ki. ‘….içi hayat dolu duru bir gölün kiyisindayim….’ Sürekli kötü yapilarin içinde yetisen toplum da iyinin ne oldugu pek bilinmez. Bu, bir kisir döngüyü olusturur. Kötü binalar kötü bir sosyal yasam yaratir.
Bazen çilgin bir mimar çikar kazancina bakmadan çalisir ve bu yapi çözülür. Bazen de artik daha anlamli bir yapi degil bir yapit yapmayi kafasina koymus bir müteahhit çikar bu döngü kirilir. Nasil olsa bana geliyorlar diyerek herkese proje çizersen ya da müteahhit ‘Neden daha iyisini yapayim? Millet iyi kötü demeden hepsini aliyor’ derse ortaya birbirine benzeyen binalar ve kentler çikar haliyle. Yok pahasina is yapmak ya da ‘bana rakip olurlar’ diye ufaklari yok etmek için  is yapmak kul hakki yemekten baska bir sey degil. Bunun adina rekabet diyorlar. Baskalarina is birakmamak için yok pahasina proje çizmek benim için günah. Acimasizligin adina rekabet denemez. Rekabet ettigin adam düstü mü onu ayaga kaldiramiyorsan ‘yarismaya devam edelim’ diyemiyorsan henüz tamamlanmamis bir canlisindir.

Belediye Baskani olsaydiniz ne yapardiniz?
Kesinlikle en iyilerle çalisirdim

Torbali’ya insa edilen Kültür Merkezi konusunda elestiriler aldiniz mi?
Elbette zaman zaman elestirilere maruz kaldim. Mesela kimisi ‘kültür merkezi oraya olur mu?’ diyor. Neden olmasin ki? Kültür merkezinin yapildigi arsa çok müsait bir yerde. Torbali gibi tiyatroya gitme, kültürel bir etkinlige katilma anlayisi tam olarak yerlesmemis yerlerde bu tür merkezle sehir disina yapilmaz. Kültür merkezine otobüsle adam tasinmaz. Kültür merkezi önünden insanlarin gelip geçtigi ve trafigin aktigi yerde olur. Bu tür bir binayi sehir disina yaparsaniz bunu elitlere yapmis olursunuz ve amacina ulasmaz. Kültür Merkezi’nin su an yapildigi alan buranin halk için yapildiginin kanitidir. Kültür Merkezi’ni yaptigimiz alan daha önceleri 40 dönüm üzerine kurulmus bir birahaneydi. Türkiye’nin baska hiçbir yerinde kirk dönümlük bir birahane oldugunu sanmiyorum. Bunun yiktigi yuvalar saymakla bitmez. Böyle bir seyin diyetini o alana ancak bir kültür merkezi yaparsan ödeyebilirsin.

Sehircilik açisindan Torbali’yi nasil degerlendiriyorsunuz?
Torbali’yi disaridan üç sekilde görüyorsunuz. Birincisi Torbali’yi ikiye bölen Aydin asfaltindan, ikincisi Torbali’yi ikiye bölen AydinIzmir Demiryolundan son olarak da ilçeyi ikiye bölen Aydin otobanindan. Tren yolu güzergâhi kendini toplamis vaziyette ancak diger yerlerde çok eksikligimiz var. Özellikle sehrin içinden geçen karayolu üzerindeki yapilasmanin ve yapilarin önündeki bahçe peyzajlarinin daha kaliteli ve iddiali yapilmasi gerekiyor. Bunun için her türlü tedbir alinmali. Kötü binalarin yapilmasina Torbali’nin prestijli yetkili kurumlari müdahale ederse faydali olur kanaatindeyim. Mimari açidan ise son dönemde Kültür Merkezi, Kir Kahvesi, Beyaz Kafe gibi önemli projelere imza atildi.

Peki, etrafinizda ne tür yapilar görmek istersiniz?
Içinde mutlu insanlarin yasadigi bahçesinde salincagi olan ve içinden sicaklik akan her ev hosuma gider. Bu bir kulübe bir baraka bile olsa… Yapi gökyüzünde bir kumas gibi kivrilabilir, dünyanin en yüksek ve ihtisamli binasi da olabilir. Hatta kristalden yapilmis da olabilir ama az olmayi beceremedigi sürece hep eksiktir.

Kitapliginizda çok farkli kitaplar mevcut. Hepsini okudunuz mu?
Kitaplar insanin hayati daha iyi algilamasina daha iyi anlamasina neden oluyor. Ancak yasami anlamak için harcanan çaba esnasinda insan kendisine deger verenleri anlamayi unutmamali. Kitaplardan ziyade insanlari okumak ve onlari kavramanin çok daha önemli oldugunu düsünüyorum…

KULTUR MERKEZI DERS KITABI GIBI TASARLANDI

Kültür Merkezi’nin belirleyici özellikleri nedir?

Bu yapi tam kapasite ile kullanilmaya 30 yilda baslanacak, 50 yil sonra da Torbali’ya yetmez vaziyete gelecek. Bu esnada benzer yapilar da insa edilecek. Kültür Merkezi bir ders kitabi gibi tasarlandi. Kullanilan teknik az uygulanan ve cesaret isteyen bir çözümdür. Çok büyük açikliklar ve yüksek mekânlardan olusuyor. Bu da zaman içinde degisecek ihtiyaçlara cevap vermesi amaciyladir. Yapinin çelik kabugu genlesmeleri siserek ya da içine dogru çekerek karsilar. Dügüm noktalari da buna göre dizayn edilmistir. 33 metrelik kubbesi yüksekliginden dolayi etrafindaki çam agaçlarinin boyunu asar. Torbali’nin tren yoluna dogru uzanan tün noktalarindan görülür. Izmir Aydin otoyolundan da algilanir. Hatta hapishane civarindaki tarlalarda yürürken de kubbesi görülebilecek sekilde tasarlandi.

 Seri üretilen  hiçbir sey asla size ait olmaz
Eski binalarin farkli bir cazibesi var degil mi?
Bunu neye bagliyorsunuz? Eski binalarin karsisinda bu tür bir hissi yasayan insan çok sanslidir. Çünkü hala insan oldugundan emin olabilir. Seri üretilen hiçbir sey asla size ait olmaz. Herkeste aynisindan vardir ama bu tür binalar oradaki insanlara has yapilmistir. Boyalari dökülmüs, panjurlari kirilmis, kiremitleri asinmis, esik taslarinda yasanmisliklar oldugunu görürsünüz. Içinde yasayanlar gibi o bina da eskimis yipranmistir. Simdiki binalar içlerinde neler yasanirsa yasansin kimler geçerse geçsin umursamazca eskimeden durmaya devam ediyor. Bir sey eskimiyor yipranmiyorsa ve bakima muhtaç degilse cansizdir yasamiyordur. Insan da cansiz seyleri sevmez.

KIZILAY ÇADIRI BILE COLLESIUM’DAN ANLAMLI

Büyük projelerin mimarisiniz. En büyük projeniz hangisi?
Bu soruyu hangi mimara sorarsaniz ‘Henüz en büyük projemi yapmadim’ der. Fakat ben yaptim. En büyük projem kizim Asra’yi yetistirmektir. Mesela Misir Piramitleri benim ölçülerime göre büyük bir proje degil. Zalim bir kralin kölelerin ölümü pahasina yaptirdigi bir zulüm aniti. Bu simdi büyük bir proje degil. Gaz odalari gibi katliam yapilmis bir yer. Roma’da Collesium var burada insanlar aslanlara atilmis, halka vahset gösterilmis. Bir Kizilay çadiri bile bu yapilarla kiyaslayinca benim için daha anlamli. Tarih boyunca büyük yapilar o bölgenin ekonomisini canlandirmak için yapilmis. Halka bu söylenmez ama bunu anlayabilmek için insaatta çalisan isçilerin nereli olduguna bakmak lazim. Bu yapilarda dünyanin her yerinden her dinden insanlar çalismis. Su anda da degisen bir sey yok. Ekonomiyi canli tutacaksan bunun en iyi yolu insaattir. Vasifli vasifsiz herkes para kazanir. Bir ülkede üç yil insaat yapmayi durdurursaniz ama insani durdurmazsaniz iste o zaman üretmek, bilim, fikir nedir? Ortaya çikar. Çok ileri ülkelerin modern sehirlerinde insaat bitmistir. Tadilat dekorasyon isleri yapilir sadece.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web