Büyük Torbalı

Ögretmenlik nereye?

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Ögretmenlik nereye?
Armağan KARS( a.kars@buyuktorbali.com )
499 Görüntüleme
12 Mayıs 2011 - 21:12
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Okullar bir toplumun omurgasini olusturan kurumlardir. Ögretmenler ise bu omurgaya sekil ve anlam kazandiran meslek gurubunu olusturmaktadirlar.  Dolayisiyla, egitim ve ögrenime verilen önem, topluma verilen önemin aynasidir. Ögretmene verilen deger ve gösterilen duyarlilik ise, ülkeyi yönetenlerin nasil bir toplum olusturmak istediklerinin göstergesidir. Ben yastakilerin çocukluk yillarina baktiginizda, ögretmenin toplumda farkli bir yeri oldugunu ve her birinin birer toplum mimari olarak yetistirildigini görürsünüz. O günlerden kalma “eti senin kemigi benim“ sözü ise; ögretmenlerin birer kasap oldugunun degil, vatandasin, en kiymetli varligini emanet ettigi ögretmenin, o bedene verecegi hayata duyulan güvenin bir simgesiydi. Yani okul ve ögretmen, bireyi hayata hazirlayan en önemli basamakti. Bu nedenle, ögretmen yetistiren yüksek okullar yani enstitüler, üniversitelerden ayri tutulmustu. Cumhuriyet’in ilânindan bu yana ögretmenlik meslegini mercek altina alip, gazeteyi isgal etmek ve sizleri usandirmak niyetinde degilim. Her meslegin ayri bir sayginligi vardir. Yeter ki insan onuruna yakisan bir sekilde yerine getirilsin. Ancak, günümüzde ögretmenlik mesleginin herkes tarafindan yapilabilecek bir is olarak görüldügü ve gösterildigini söylersem sikinti ve endiselerimi anlayip paylasacaginizdan eminim. Günümüzde ögretmenin kadrolusu var, sözlesmelisi var, ücretlisi var. Hepsinin de özlük haklari farkli. Bildiginizi sanmiyorum ama, aci bir gerçek de, çocuklarinizi emanet ettiginiz ögretmenlerin bir kisminin ögretmen yetistiren okullardan mezun olmadigidir. Yani ögretmen degiller. Iktisatçisi var, isletmecisi var, gida mühendisi ya da ziraatçisi var. Bazilari sadece asgari ücret kadar kazanabiliyorlar. Bu durum elbette onlarin suçu degil. Her ile bir üniversite açmayi marifet gibi gösteren, mezunlarina is bulamayan, çalisma alaninda arz ve talep dengesini kurmayi beceremeyen, ÖSYM nin sebep oldugu sinav krizini bile yönetemeyen bir zihniyetten bundan fazlasini beklemek de fazlaca iyimserlik olur herhalde. Ögretmenlik mesleginin en önemli kanadi olan egitim konusu maalesef bir kenara atilmis görünüyor. Sanki vatandasin çocugu kimsenin umurunda degil. Bilgiye çesitli yollardan ulasabilirsiniz. Oysa, bireyi hayata hazirlayan basamak egitimdir. Cep telefonlariyla iletisim ve internet ortami, gençlerin yazma yeteneklerini köreltmektedir. Okullarin dagilma saatlerinde ögrencilerin arasina girerseniz, onlarin konusma ve davranislarindaki seviyeden rahatsiz olacaginizdan eminim. Her yil degistirilen sinav isimleri ve çesitleriyle okullar, maalesef, gençleri hayata degil, dershaneye ve sinava hazirlayan birimler haline getirilmistir. Iktidarlarin nasil bir toplum istediklerini ise, okul-ögretmen-ögrenci üçlüsüne verdikleri önemden anlayabilirsiniz. Milli Egitim Bakani hukukçu, ÖSYM Baskani tekstilci. Antrenör, futbolcu, misir, pamuk, bugday ve angus (Avrupali sigir) ithalinden sonra sira, yurt disindan Ingilizce ögretmeni ithal etmeye geldi. Isin bu yani, seçimlerden önce görmemiz gereken fotografin sadece küçük bir bölümüdür. Diger bölümlerine, gelecek yazimda deginecegim.

ZIYAN ETMEK

Degerli okurlarim, sizler de bilirsiniz ki marifet, yüzlerce yazi yazmak degil, kisinin yazdiklarindaki beyan ve iddialarin dayanaginin olmasidir. Desteksiz atmamasidir. Yazilarinda kendisiyle çelismemesi ve ilkeli olmasidir. Dogrusunu çok iyi bildigi halde, konuyu saptirmak ya da çarpitmak degildir marifet. Hafife alan alayci ifadeler kullandigi ortada iken, saygili oldugunu iddia etmekse hiç degil. Iktidari elestiren herkesi vesayetçi ilan etmek ne kadar yanlissa, yazisina “vesayetçi yazar agabeylerim” ifadesiyle baslamak, arkasindan da “yazilarinda hiçbir zaman kisileri hedef almadigini” belirtme ihtiyaci hissetmek o denli çeliskili bir durumdur. Gazetemiz her görüste yazmaya izin vermektedir. Kimsenin de birbirine saygisizlik kasti oldugunu sanmiyorum. Ancak, bu gelenegi bozmak istercesine, kimlere seslendigi apaçik belli olan bir arkadasimizin, ithamlarina cevap verme geregi duydugum yazimdaki degerlendirmelerime deginirken meslegim olan ögretmenlikle ilgili yazdiklarimi saptirip çarpitmadan önce, ilçemizde, ögretmen yetistiren okullardan mezun olmamis kaç “ögretmen(!)” oldugunu Ilçe Milli Egitim Müdürlügü’nden sormasini beklerdim. Yazmak için bilmek gerek. Böylelikle, “bilmeden yazmak” yanlisina düsmemis olurdu. Son yazisinda kösesinin yarisini benim yazima ayirdigini gördügüm arkadasimizin kösesinin yarisini -kendi deyimiyle- “ziyan ettigi” kanisinda degilim. Aksine, yazilara yazi ile cevap vermenin, bir anlamda, karsidakine duyulan saygi ve düsüncelerine verilen önem ile kesistigi kanaatindeyim. Su anda benim yaptigim gibi. Saygilarimla.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web