Büyük Torbalı
Bahçeşehir Bursluluk Sınavı
Büyük Torbalı

Masum beyazi

GAZETE yazılarımda kavramları, kimi zaman da karışan kavramları, gündeme alırım. Yakın zamanda yaşayacağım durum gereği de “İş Ahlakı” konusunda bir makale kaleme almayı düşünüyordum. Ahilik sistemiyle giriş yapıp, esnaflıkla-ustalık farkını ortaya çıkaracaktım. Düşüncelerimi yoğunlaştırmak amaçlı yazılı kaynak araştırmalarına ve birilerinin konuda söylediği sözleri biriktirmeye başlamıştım ki, yaşadıklarım hepsini öteletti.

18 Ekim 2016 - 10:01 'de eklendi ve 932 kez görüntülendi. A+A-

Masum beyazi

 

Hane, konut, mesken de denilen ev, gündelik kullanım ve düz anlatımla, içinde yaşayanları dışarıdan gelecek her türlü olumsuz etkiden koruyan, yaşanmak için insan eliyle yapılmış yapılardır diye tanımlanır.

Gerçek tanım elbette bu değil. Orayı paylaşanların ortak kalbinin attığı yerdir. İçinde huzur bulunur. Ayrılınca sıkı özlenir. Bir an önce kavuşmak istenen sıla gibidir. Kişinin kendini güvende duyduğu tek yerdir de. Bir süre sonra da içinde yaşayanlardan özellikler taşıyan bir yer haline dönüşmesi kaçınılmazdır.

Kendisi cansız nesnelerden yapıldığı halde canlıdır. Tıpkı diğer canlılar gibi. Yapılır(doğar). Yaşanılır (büyür), günü gelince de… Bu gün gelme sözün gelişi. Sahipleri ölümü üzere mal paylaşma aşaması sırasında ve de yapı çılgını bu zamanda kapıya yap-satsatçının gelişi, sonrasında verdikleri karşısında (ölür)yıkılır…

Tanımını kafama göre yapıp, konu üzerinde enikonu düşünen özüm, yapılan bunca güzel önerileri hiç düşünmeden geri çevirip ve çevireceği bahçe içinde iki katlı bir evim bulunmaktadır. Bu evi eşimle birlikte yıllarca çalışarak, kendimizi çok şeylerden yoksun bırakarak yaptık. Günde karşına yapılmış Çin Seddi’nin gölgesinde kalmış olmasına rağmen kapıya gelen yapsatçılara karşı kahramanca koruma kararımız ortaktır.

Canlı olduğunu savunduğum evimizin tıpkı diğer evler gibi arada onarılması, koşullarının geliştirilmesi ve yenilenmesi gerekir. Bunun gerekli olduğunu adım gibi bildiğim halde türlü bahaneler türetip sürekli ertelerim. Nedeni: onarıma gelecek adlarına “usta” denilen kişilerin malzeme parası adı altında aldıklarıyla birlik iş alıp gerekli alet edevattı eve bıraktıktan sonra işi savsaklamalarıdır. Bekle ki gelsinler… Bu bekleyişte kafa yorulur, cep yorulur, bıkıp usanılır. Düzen değişir, uykular kaçar. Hele de afımın küfümün ortaya dökülmüşlüğü, ortalığın karmaşıklığı sinirlerim o biçim bozar. Ustayı eve getirmek için değişik yollara başvurum bu aşamadadır. Ele geçirdiğimde de artık yapılan işin iyisine-kötüsüne, eğrisine-doğrusuna bakmadan bir an evvel bitirip gitmeleri tek istediğin olur. İşte bu yüzden eşya içerideyken yapılacak onarım, sadece kaygım-tasam değil, adeta korku ötesi fobim, kâbusum olur.

Evin yıllardır etlene ertelen bu yıla taşan zorunlu onarımı, eylül sonu başladı. Bütün evin ısıtma sistemi yenilenecek. Duvar kâğıtları sökülüp gerekli onarım gördükten sonra badana yapılacak. Isıtma sisteminden dolayı bozulan zemini döşemesi baştan aşağı yenilenecek. Bunca işin yapılacağı evde, çalışan matkapların, adları değişik delici-kazıcı çalışma sonrası temizlik olayını gündeme bile getirmiyorum.

Isıtma sistemini değiştirecek Aslan Mühendislik elemanı olayın bir gün süreceğini söyleyince bizimle dalga geçtiklerini sandım. Ayıp olmasın diye yüzlerine gülmedim. O işi kahve pişirirken mutfakta yaptım. Gerçekten dedikleri gün bir ekip halinde geldiler. Bir ricayla tabana döşeli halıyı çıkarıp kendilerine göre evi toparladılar. Bütün ekip, saygılı ve son derece kibardı. Bir gün süre verilen iş iki güne yayıldıysa bu benim halı ve evdeki eşya çokluğundan olmuştur. Üstelik molozlarını toplayıp kendileri paketleyerek taşıdılar. Her onarımda bozulan süpürgem bu yüzden sağlam kaldı.

İşin bir günde olmayacağına olan inancımızdan kasti olarak araya konan iki gün boşluğun nedeni biziz. Evde yatılacak yer kalmamıştı. Bu iki günün çok uzayacağını düşündük. Bir haftalık erzakla adaya gittik İki gün dolmadan evin badanasını yapmak için anlaştığımız Ramazan Kaplan’dan bir telefon. “Sizin cephede olumsuz bir gelişme yoksa yarın sabah sekiz de oradayım…” Bu adam, zaten özümü, tanışma sırasında olumlu yönde, çoklu olarak şaşırtmıştı. Başta tok gözlü. Kaparo istemek yok. Yaptığı işi sadece para olarak görmüyor. Evi gezip yapacaklarını saptadı sadece. Boya seçiminde yardımcı oldu. Önerdiği “Masum Beyazı”nın adı çok hoşuma gitti. Şimdi de dediği gün dediği saat, eşimin basketçilere benzettiği ekibiyle birlik. Bizim düşünmediğimiz doğal gaz borularını bile… Kendisi 112 Acil servis Bu aşamada sırasında patlayan yerlerin gerçeğini aratmayan onarımı. Kim ne derse desin özüm bu adama usta der.

Parke işinde kullanılan malzeme yüzünden yaşanan olumsuzluk, bütünüyle teknik nedenli. Okan Parke’nin suçu değil. İyi niyetli Okan’ın sık tutan baş ağrılarına, zamanlı zamansız yapılan eş ziyaretlerine aldırmayıp çalışması, kutlanmaya değer.

Onca sıkı iş arasında cam ve kapılarımın temizliği için zaman yaratan Nazar Temizlik’in davranışı ev sahibi olduğumdan torpil değil iş ahlakına olumlu bir örnekti.

En iyimser görüşle bir ayı aşar olarak planlanan onarım işi, yormadan-yorulmadan, bıkmadan-bıktırmadan bir hafta gibi kısa süreçte bitince yaşadıklarıma inanamadım. Demek ilçemizde yapılan işe sadece para gözüyle bakmayan, kalite gözeten, verilen sözde durmak gibi bir ilkesi de bulunan, yapacağını işi kendi evine göre ayarlayan kısacası iş ahlakını öne almış ustalar yetişmiş. Bizlere yaptığınız masum beyaz ev için hepsine sonsuz teşekkürler…

 

 

 

Etiketler :
,
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
İlginç gelenekler İlginç gelenekler

  Hane, konut, mesken de denilen ev, gündelik kullanım ve düz anlatımla, içinde yaşayanları dışarıdan gelecek her türlü olumsuz et...

Yazmak dediğimiz…           Yazmak dediğimiz…          ...

“İşitin ey yarenler, aşk bir güneşe benzer. Aşkı olmayan gönül misali taşa benzer. Taş gönülde ne biter, dilinde ağu tüter. Ni...

Bir kitap (Kanadı Kırık Kuşlar) Bir kitap (Kanadı Kırık Kuşlar)

1930'lARIN Almanya'sından 2000'lerin Türkiye'sine uzanan Belgesel kıvamındaki bir roman. İlk izlenim konunun çok yazılmış oluşu, romanı...

Güvensizlik kuşku dediğimiz Güvensizlik kuşku dediğimiz

  Hane, konut, mesken de denilen ev, gündelik kullanım ve düz anlatımla, içinde yaşayanları dışarıdan gelecek her türlü olumsuz et...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)
Turuncu Koleji
SON EKLENEN HABERLER
Torbalı’da da görev yapacaklar Torbalı’da da görev...

İzmir'de toplu ulaşımda yeni bir dönem başladı. ESHOT Genel ...

Engelliler için menü geliştirip, farkındalık oluşturdular Engelliler için menü geli...

Öğretmen ve öğrencilerin hazırladıkları "Bir dokunuş bir dü...

Mahkeme heyetine seslendi: “Çocuklarımı geri istiyorum” Mahkeme heyetine seslendi...

“Çocuklarımın suçu, günahı yok. Sizden çocuklarımı geri isti...

İlk vaaz bu akşam İlk vaaz bu akşam

Torbalı İlçe Müftülüğü yapmış olduğu birçok etkinlik ve sosy...

İlk hasat yarın İlk hasat yarın

Beyaz altın olarak bilinen pamuğun hasadına önümüzdeki günle...

20 bin tl’ye yakın ceza kesildi 20 bin tl’ye yakın ...

Geçtiğimiz aylarda kuraklık nedeniyle yeni sondaj açılmasını...

Sonbaharın ayak sesleri Sonbaharın ayak sesleri

TORBALI geçtiğimiz yaz aylarını sıcak ve kurak geçirmişti. İ...

TTO’dan Karadeniz çıkarması TTO’dan Karadeniz ç...

TTO Karadeniz’e düzenlediği iş gezisi kapsamında ilk olarak ...

Şampiyonaya damga vurdu Şampiyonaya damga vurdu

78 paraşütçünün katıldığı 47. Türkiye Paraşüt Şampiyonası’na...

Serap Gerez, Türkiye 3.’sü oldu Serap Gerez, Türkiye 3.’s...

Torbalılı milli sporcu Serap Gerez, Antalya’da katıldığı şam...

FOTO GALERİ
Baha Kapı
EĞİTİM HABERLERİ
VİDEO GALERİ
torajans-reklam-yan