REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

BENDE AYNI FİKİRDEYİM

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
BENDE AYNI FİKİRDEYİM
200 Görüntüleme
16 Mayıs 2016 - 9:30
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

 

Düşünürün biri şöyle demiş: “Yahu söylediklerimin birine bari itiraz et de iki kişi olduğumu belli olsun.”

Bizim gibi Ortadoğu ülkelerinde insanlar biat kültürü ile yetiştirilirler.

Soru yok, sorgulama yok, itiraz yok, tenkit yok, eleştirmek yok… Sadece biat etmek var.

Bu biat kültürü hayatımızın her alanında mevcuttur.

Çocukluktan itibaren başlar…

Çocuklar evde, “büyüklere saygı” perdesi altında sorgulamadan itaat etmeleri için eğitilir. Çocuğun düşünmesine gerek yoktur. Onların yerine büyükler düşünür ve en iyisini onlar bilir.

Bazı anne ve babalardan duyarsını…

Çocuğunu överken: “Valla bizim çocuğun ağzı var dili yok… Bizim çocuk melek gibidir, varlığı yokluğu belli bile olmaz…”

Yahu kardeşim, bırakın çocuğunuzun ağzı da dili de olsun. Çocuğunun varlığı da belli olsun. Çocuğunuz sorsun, sorgulasın, fikrini söylesin, beğenmediğini eleştirsin, tenkit etsin kendine olan özgüveni artsın…

Fıkra bu ya.

Akşam işten gelen kocasını kapıda karşılayan kadın heyecan içinde konuştu:

“Kocacığım sıkı dur, sana bir iyi, birde kötü haberim var. Önce iyi haber, çocuğumuz bugün nihayet konuştu.”

Adam çok mutlu olmuştu ama gene de endişeli sordu:

“Çok sevindim karıcığım. Peki ya kötü haber?”

Kadın başını öne eğerek cevap verdi:

“İnanılacak gibi değil ama, söyledikleri nedeni ile hakkında soruşturma başlatılmış!..”

Biz ülke olarak konuşanı pek sevmeyiz.

Okullarda da durum farklı değildir.

Her şeyi ve en iyisini öğretmenler bilir. Çocuğun parmak kaldırıp soru sormasını, fikrini söylemesini derse katılımını pek istemezler.

Çocuk da bunun farkında olduğu için soru sormaya, parmak kaldırıp fikrini söylemeye cesaret edemez. Böylece düşünmeyen, sorgulamayan, karar veremeyen, derse aktif olarak katılamayan, kendine özgüveni olmayan öğrenciler olup çıkarlar…

Sonra iş hayatına atılırlar…

İş hayatında da amirlere, müdürlere tam itaat esastır. En iyisini onlar bilirler. Senin görevini amirine müdürüne saygıda kusur etmemek, ceketini iliklemek ve onlar ne derlerse koşulsuz yerine getirmektir. Sakın amirini müdürünü eleştirmeye kalkma. Onlar kendinden daha akıllı insan istemezler. Senin görevin bit etmektir… Siyasete gelecek olursak…

Partilerde en iyisini başkanlar bilir. Başkanlar için de en iyisini Genel Başkanlar bilir. Partide bir yerlere gelmek istiyorsan biat edeceksin. Sesini çıkarmayacaksın. Aksi halde dış kapının mandalısın.

Hele de iktidar partisindeysen… Milletvekili bile olsan havagazı…

Sen Bakanlara biat edeceksin. Bakanlar başbakana biat edecekler…

Başbakan da koşulsu Cumhurbaşkanına…

Onun söylediklerinin hepsinin zinhar onaylayacaksın. Onunla hep aynı fikirde olacaksın.

Alın size siyasetimizden yaşanmış bir anekdot.

Cavit kavak, Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde, Anavatan Partisi’nin önde gelen milletvekillerinden biridir. Bir süre devlet bakanı olarak da görev yapmıştır.

Gazeteciler Cavit Kavak’a, hem mecliste, hem kamuoyunda büyük tartışmalara ve zaman zaman kavgalara sebep olan bir yasa tasarısına ilişkin soru sorarlar:

“Sayın Kavak, bu tasarı hakkındaki görüşleriniz nedir?

Cavit Kavak:

“Ben bu konuda Sayın Başbakanımız Özal gibi düşünüyorum” der.

Gazeteciler şaşırır. Çünkü Özal öyle bir şey söylememiştir:

“Fakat Sayın Cavit Kavak, Sayın Başbakan bu konuda bir görüş açıklamadı ki”

Cavit Kavak yanıtlar:

“O zaman açıkladığında aynı görüşte olacağım.”

Bizim gibi Ortadoğu ülkelerinin lider sultası ile yönetildiğini anlatan bir anekdottur bu…

Oscar Wilde Şöyle diyor, “Ne zaman insanlar benimle aynı fikirde olsa, o zaman hatalı olduğumu düşünürüm.”

İşte Batı ile aramızdaki fark bu… Onun için biz Batılı olamıyoruz.

Onun için bizi Avrupa Birliği’ne almıyorlar…

Batılı bir düşünür de şöyle diyor: “Dalkavukluğun sağladığı çıkar, dürüstlüğün kazandırdığı faydadan fazla olursa o ülke batar.”

Bugünkü yazımızı Ernesto Che Guevara’nın şu satırlarıyla noktalayalım.

“Cehalet sorgulamaz, yargılar.

Cehalet öğrenmez, inanır.

Cehalet okunmaz, hatmeder.

Cehalet hoş görmez, katleder.

Cehalet ilkeldir, sosyalleşmez.

Medeniyetse, kadın ve erkeğin

Birlikte yürüyebilmesidir.

İşte bu yüzden cehaletin tek korkusu kadındır.

Çünkü kadın öğrenirse çocuklarına da öğretir.”

Tekrar buluşabilmek umuduyla esen kalın.

 

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web