Büyük Torbalı

Duygusal demokrasi aginda bir ülke

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Duygusal demokrasi aginda bir ülke
173 Görüntüleme
03 Ağustos 2010 - 21:50
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

UNIVERSITE yillarinda Bosna Hersek’ten Türkiye’ye okumaya gelmis ögrencilerle ayni kampüsü paylasirdik.
Tömer’den (Türkçe Ögrenim Merkezi)Türkçe dersleri alan bu ögrencilerle kirik dökük de olsa konusmak bizim için ayri bir güzellikti.
Bosnali ögrencilerin, Türkiye hakkindaki fikirlerini merak ettigimizden sorularimiz genelde bu minval üzerine olurdu.
Ilginçtir neredeyse bütün Bosnak arkadaslarimiz Türk müzigindeki asiri duygusal tinilara dikkat kesilmislerdi.
Konfüçyus’un “bir ülkenin karakterini anlamak istiyorsaniz o’nun dilini ve müzigini incelemelisiniz” sözünü teyit edercesine bizim müzigimizdeki asiriya kaçan duygusalligi yakalamislardi.
Bosnalilar gibi, büyük acilara taniklik etmis insanlarin bile bizim müzigimizi asiri duygusal bulmalari bana oldukça enteresan geldi.
Zamanla melankoli derecesindeki duygusalligin bu topraklara örselenmez bir sekilde kök saldigini düsünmeye basladim.
Bu durumun yasadigimiz bize has tarihsel ve kültürel tecrübelerden kaynaklandigini zannediyorum.
20.yüzyil’in basinda Anadolu Yarimadasi’na sikisan, imparatorluk bakiyesi halklarin yasanan onca travma ve acidan sonra duygusal kodlamalara sahip olmalari gayet dogal.
Bu yüzden Türkiye’deki analar ogullarini askere gönderirken hala onlarin boyunlarina sarilip agliyorlar.
Böyle bir manzarayi hiçbir ülkede göreceginizi zannetmiyorum.
Türkiye vatandaslarinin duygusalliklari bir yerde hos karsilanabilir ama bazen bu siniri asip kararlarimizi da duygusalliklarimiz üzerinden vermeye basliyoruz.
Aklimizi, mantigimizi kullanmamiz gereken yerde kalbi hislerimizi devreye sokuyoruz.
Bunun yaninda bu hislerimizi çok çabuk galeyana getiren, duygulari suistimal etmeyi iyi bilen zevat özellikle siyasi meselelerde bu duygusallik üzerinden prim yapma gayretine girisiyor.
12 Eylül tarihinde yapilacak olan Anayasa Referandumu’na son sürat yaklastigimiz su zaman diliminde ne Türk halkinda ne de Türk Siyasi Arenasi’nda mantiktan ve rasyonellikten eser yok hemen herkes duygulariyla hareket etmeyi tercih ediyor.
Kimisi kaslarini çatip Anayasa Referandumu’nun hükümetin bir oyunu oldugunu dillendiriyor. Kimisi darbecilere lanetler yagdirip Türkiye’nin böyle bir sivil anayasa’ya gereksinimi oldugunu söylüyor. Duygusallik yine atbasi gidiyor yani…
Içinizi yoklayin eminim ki sizde Duygusal Demokrasi agindaki Türkiye’nin bir parçasi oldugunuzu kabullenip bana hak vereceksiniz.

REFERANDUMDA NE YAPACAGIM?

BU ülkede yasanan yozlasma ve daginikligin ne bir Anayasa ile ne de bir Babayasa ile düzelmeyecegini biliyorum. Onun içindir ki yasanan duygusal ve kisir tartismalardan da olabildigine uzak durmaya gayret göstermekteyim.
O yüzden referandumda da çekimser bir tavir alacagim. Ne evet ne hayir…
Bu ülkede, çok degil on kisiden iki tanesi Anayasa’nin ilk üç maddesini ezbere sayabilecek duruma geldiginde belki bu tür halk oylamalarina katilirim.
Türkiye’nin ücra köylerinde yasayan aksakalli dedeler Anayasa’nin ne ise yaradigini tanimlayabildiklerinde de bu durum geçerli…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web