Büyük Torbalı

Einstein’in ödedigi borç

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Einstein’in ödedigi borç
211 Görüntüleme
11 Ağustos 2011 - 21:33
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

YIRMINCI yüzyilin ünlü Fizikçisi Albert Einstein’in bebekken sarf ettigi ilk cümleyi bilmiyoruz fakat ölürken son sözleri su olmustur “Ben dünyaya olan borcumu ödedim”.
Yeryüzünde yasayan milyarlarca insanin onlara geçici bir süreligine de olsa her tür zenginligi sunan dünyaya borcu vardir.
Durum böyleyken çok az insan dünyaya borçlu oldugunun ayirdindadir. O nedenle buradan çekip giderken dünyaya olan borçlarini kapatmadan ayrilirlar.
Insanligin güzide evlatlari ise hem hayatlarini daha iyi bir dünya için feda eder hem de dünyaya olan borçlarini ödemenin rahatligiyla ölüme gider.

VAHSET ZINCIRINDEN BOSANDIGINDA…

HEMEN herkesin içinde bir yikim, bir kiyim egilimi oldugunu düsünürüm.
Kimi insanlarda bu egilim daha belirginken kimilerindeyse gizil bir güç olarak yasar.
O an geldiginde ve çogu zaman rasyonel olmayan saikler insanlari çilginlik sinirina getirdiginde içimizdeki vahsetin de zinciri kiriliverir..
Insan bu noktada yirtici hayvanlardan daha amansiz ve daha kana susamistir.
Kundaktaki bebekleri dograr, gözünü kirpmadan hatta zevk alarak iskencelerin en adisini uygular.
Timsahlari, aslanlari vahsi olarak niteleyen o, binlerce yillik kan dökücü mazisini tekrarlar zaman zaman..
Bu kadar yüksek bilinç düzeyine sahip bir varligin bu kadar alçalabilmesi yaman paradoksudur kainatin…
Vahset zincirinden bosandiginda insanlik daima zincire vurulmus olacaktir.

ZAMANE KIZLARI PEK YAMAN

PARKTAKI aksam yürüyüslerimden birindeyim.
Bir taraftan yürürken bir taraftan da etrafta gelisen hadiselere bakip zihnimi oyaliyorum.
Uç delikanli hos görünümlü bir kizin pesine takilmislar, kiz elinde bir cep telefonu durmadan konusuyor.
Delikanlilarla kizin arasinda 10 metrelik bir mesafe var.
Ikisi geride kaliyor biri ileri çikip kiza dogru yanasiyor. Iki üç metre kala cesaretini kaybetmis olacak ki geri dönüyor.
Hizli tempo yürüyüp yanlarindan geçiyorum.
Kiz telefonla konusmaya devam ediyor.
Etrafta kimse yokmus gibi pervasizca, kaygisizca konusuyor.
Agzindan birbiri ardina argo kelimeler dökülüyor.
Sunturlu bir küfür patlatip telefonu kapatiyor.
Yürümeye devam ediyorum. 5 dakika sonra olayin cereyan ettigi noktadayim.
3 delikanli bozguna ugramis bir ordunun neferleri gibi omuzlari düsük, baslari önde konusuyorlar.
Kiza yanasmaya yeltenenin sesi saskinligini gizleyemiyor: “Oglum duymadin mi kiz ne biçim küfür etti” diyor yanindakilere… Sahi be! O cici kiz ne biçim küfür etti öyle çocuklar… Yanasirken tetik bulunun zamane kizlari bunlar..

NE GEVEZE MILLETIZ!

OKUDUGUM bir kitapta 16.yüzyilda Osmanli topraklarini gezen bir Italyan seyyahin anilarina rastlamistim.
Yeniçeri ordugâhini da gören seyyahin “Türkler kadar az konusan bir millet yoktur. Yüzlerce askerin bulundugu ordugâhta kisa emirler haricinde neredeyse tek bir söz isitmedim.” minvalindeki notlari epey ilgimi çekmisti.
Tarihimizde durum bundan ibaret..
Geçenlerde rastladigim bir haberse bugüne dair bazi ipuçlari barindiriyor.
Yapilan ciddi bir sosyolojik çalismaya göre Türkiye milleti dünya gevezelik klasmaninda ikinci sirada yer aldigini ögreniyoruz.
Anlasilan yüzyillar geçtikçe çenemiz epey düsmüs.
Ya da önce çeneler düsmüs sonra vatan hudutlari…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web