REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Kaç çocuk istiyorsunuz?

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Kaç çocuk istiyorsunuz?
233 Görüntüleme
07 Haziran 2012 - 7:56
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

HAYVANLAR bir gün “kim daha çok yavru dogurabilir” diye çekismeye baslarlar. Hep birlikte disi arslana gidip danisirlar. “Sen kaç yavru dogurabiliyorsun?” diye sorarlar arslana.
“Bir” diye yanitlar disi arslan.
“Fakat ben arslan dogururum…”

Bizler insaniz…
Çocuk sahibi olurken, kaç çocuk yapmak istedigimizi belirleyen bir takim faktörler vardir. Insanlarin düsüncelerini etkileyen en büyük faktör ekonomidir. Benim 5 tane kardesim var. Yani 6 kardesiz. Babamin dönemi, yani 50, 60, 70 sene önceleri bizim Yazibasi’da hane basina düsen çocuk sayisi 5 ila 10 arasinda degisiyordu. Besten az çocuklu aile nadirdi. Bunlar çogunlukla da bir veya iki çocugu ölen ailelerdi.

Peki, neden o zamanlar insanlar fazla sayida çocuk yapiyorlardi acaba? Hemen söyleyeyim;
Is gücü ihtiyacindan… O zamanlar tarima dayali nüfus hep el emegi gerektiren ürünler yetistirirdi. Tütün, pamuk, zeytin vs. Bunlar hep el emegi isteyen, fazla sayida isçi gerektiren ürünlerdi. Onun için aileler daha fazla ürün elde edebilmek için daha çok insan gücüne ihtiyaç duyuyorlardi. Hangi ailenin isleyen insan sayisi fazla ise o ailenin ekonomik durumu daha iyi idi. Bu sebeple aileler daha fazla çocuk olma ihtiyacini duydular. Tabii o zamanlar çocuklara iyi bir gelecek saglamak, iyi bir meslek sahibi yapmak, iyi okullarda okutmak gibi düsünce yoktu.
Benim zamanimda Yazibasi’da okuyan sayisi 1015 kadardi. Hal böyle olunca önemli olan, sadece çok sayida çocuk olmaliydi. Ve oldu da.
Nüfus artis orani çok yüksekti o yillarda. Hatta Hükümetler nüfus artisini azaltmak için tedbirler almaya, halki bu konuda bilinçlendirmeye çalistilar.
Zamanla, aileler fazla sayida ki çocuklarina tarima dayali sinirli imkanlarla gelecek hazirlayamadilar. Bu arada en fazla el emegi gerektiren tütün ortadan kalkti. Pamuk önemini yitirdi. Uretimde makineler devreye girdi.
Hem el emegi gerektiren ürünlerin azalmasi hem de bu sinirli imkânlarla bu kadar çok çocuga gelecek hazirlayamama endisesi, ailelerin düsüncelerini degistirdi.
Insanlar çocuklarinin gelecegini bir iki dönüm tarlanin getirecegi ürüne teslim etmek yerine, onlara iyi bir gelecek saglamak için okutmayi tercih etmeye basladilar. Tabii bu da para ile oluyor. Onun içindir ki insanlar kisitli imkanlarini yetirebilmek için daha az sayida çocuk yapmaya basladilar.
Hatta hali vakti iyi olan aileler bile, daha iyi imkanlar sunabilmek için az çocuk sahibi olmaya basladilar.
Herkes çocuk yapmayi bilir…
Ama gelecek kaygisi insanlari düsündürüyor.
Basbakanimiz ikide bir “en az üç çocuk yapin” diyor. En az üç deyince, normalini de 5 demeye getiriyor.
Simdi söyle düsünelim. Bütçesi kisitli bir aile ve iki çocuklari var. Onlari bir meslek ve is sahibi yapabilmek için okutmaya gayret ediyorlar. Bunu yapabilmek için de yemelerinden, içmelerinden, gezmelerinden, hayatlarindan fedakarlik ediyorlar. Böyle bir aileye “Ulkemizin genç nüfusu azaliyor” hadi birkaç çocuk yapin deseniz, bu aile size ne der?..
Akil vermek kolay.
Kaynagini söyleyen yok…
Siyasilerimiz genç nüfus istiyorlar. Tamam da, biz mevcut genç nüfusumuzdan geregi gibi istifade edebiliyor muyuz? Her mahallede onlarca kahvehane var. Ve kahvehaneler gençlerle dolu.
Okey masalarinda vaktini öldüren insanlar genç olsa ne olur, yasli olsa ne olur?..
Okeyciler genç olunca ülkemiz daha iyi mi kalkinacak?
Kabiliyeti dogrultusunda egitim görmek isteyen gençlerimize egitim imkani saglayabiliyor muyuz? Egitimlerini bitirdikten sonra mesleklerine uygun islerde çalismalarini saglayabiliyor muyuz?
Önemli olan budur. Çocuk nasilsa olur.
Yeter ki insanlar gelecege umutla bakabilsinler.
Çocuk, çocuk dedikçe aklima bir fikra geldi.

Sultan en güvendigi adamini Arabistan’a hünkar göndermis. Hünkar, Arabistan’da gezerken bakmis, Araplar entari giyiyorlar ama altlarina don giymiyorlar. Bir rüzgar estimi, manzara felaket! Haber salmis, altina don giymeyenler kadi huzuruna çikarilip, hapsedilecek.
Aradan günler geçmis arabin bir tanesi don giymemis ve ilk rüzgârda olay fark edilmis. Kadi huzuruna çikarmislar.
Kadi sormus:
Adin?
Abdullah
Baba adin?
Abdülmecid
Evli misin?
5 tane karim var
Kaç çocugun var?
Ilkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden 13, besincisinden 18 tane. Bir tane de yolda.
Kadi kararini vermis.
Yaz katip efendi; Abdülmecid oglu, Abdullah’in don giymeye vakti olmadigindan beraatine karar verilmistir!
Tekrar bulusabilmek umuduyla esen kalin

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web