Büyük Torbalı

Onlar adalet istiyor yok mu duyan?

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Onlar adalet istiyor yok mu duyan?
204 Görüntüleme
19 Şubat 2010 - 23:15
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

1920’lerden bu yana faili meçhul cinayetlere kurban giden ailelerin feryadi böyle. Babalarimizin katillerini bulun! Faili meçhul cinayetlerden biri cumhuriyet tarihinde belki de
Ilki 28 ocak 1921’de yasandi. Türkiye Komünist Partisi ilk genel baskani Mustafa Suphi ile
On dört yoldasi ayaklarina tas baglanarak Karadeniz’in derin ve soguk sularinda gece yarisi
alçakça katledildiler. Katiller bulunup cezalarini çekmediler. Atatürk ‘ gelin ‘ demisti. Kurtulus
Savasina katilacaklardi ve emperyalistlerle savasacaklardi. Suçlari vatan sevgisi.
Sonra ülkemiz siyasi cinayetlerle tanismaya basladi. Bugün ise Türkiye’de 17 .547 faili meçhul cinayet dosyasi var. Ayrica 1.657 çocuk kayip. Bu kadar fazla faili bilinmeyen cinayetin olmasi ve hala çözülememesi ‘ hukuk devleti’ olmadigimizin isaretidir.
Bundan üç yil önce öldürülen, yirtik delik ayakkabisiyla herkesin yüreginde iz birakan
Hrank Dink davasinda, Abdi IPEKÇI, Ugur MUMCU, Sabahattin ALI, Metin ALTINOK, Kemal TURKLER,
Nesimi ÇIMEN, Umit KAPTANCIOGLU ve Yasemin CEBENOYAN aileleri Dink ailesini yalniz birakmadilar.
Ayrica, Cevat Yurdakul, Musa ANTER, Behçet AYSAN, Hasret GULTEKIN, Turan DURSUN, Cavit TUTENGIL ve Sevinç ÖZGUNER AILELERI okunan metne imza koydular. Sabahattin Ali’nin kizi söyle seslendi. “Biz Hrank Dink’in ‘derin’ ailesiyiz. Yillardir yasadigimiz adaletsizligi paylasmaya, bunun tanikligini yapmaya geldik. Sabahattin Ali cinayetlerinden beri defalarca ezber ettigimiz bu tür örgütlü siyasi cinayetlerin nasil örtbas edildiklerini bir daha hatirlatmaya geldik. Hrank Dink cinayeti ise henüz örtbas edilme süreci içinde, suçlular daha zamanlarini asmadilar. Devletin kendi içine sizmis yikici odaklari ayristirabilmesi ve açiga çikarabilmesi için henüz bir firsati var. Bu devlet ayibini bizden sonrakilere miras birakmayalim. Resmi sifat tasiyanlara sesimizi duyurmaya geldik…….” dedi.
Davaya katilan Sinir Tanimayan Gazeteciler (RSF) Avrupa büro temsilcisi Elsa Vidal
de ‘ Kanimizca bir ülkenin istikrarsizligi asil, önemli kisiliklerin siyasi cinayetlere kurban gitmesiyle
baslar, özgürce tartisildiginda degil. Bizlerde bunun kavranilmasini bekliyoruz.’ Dedi.
Ugur Mumcu’nun oglu Özgür Mumcu’da oradaydi. Duygularini söyle dile getirdi: “Bu ülke, bu devlet hem yakinlarinin öldürülmesine göz yumdu, hem de bunun hesabinin sorulmasini onlara birakti. Öldürülenlerin yakinlari acilariyla bas edip, birde katillerin pesine düsmek zorunda kaliyorlarsa orada devlet yoktur. Ben bu yaziyi yazmaktan gerçekten utaniyorum, siz neden utaniyorsunuz?” dedi.
Sevgili Özgür Mumcu, söylenecekleri söyledi. Bize fazla söz kalmadi. Yazinin basliklari da
Birgün’ den ve Vatan’dan alindi. Bunca senelerdir acimasizca öldürülen insanlarin suçlari nelerdi.?
Suçlari demokrat olmak, düsünce özgürlügünü savunmak, haksizliklarin karsisinda dik durmak, dürüst
olmak, inanç ve vicdan özgürlügünden yana tavir almak, isçinin ve emekçinin çikarlarini kollamak, haktan hukuktan yana düsünmek, kisaca savassiz ve sömürüsüz bir toplum yaratarak baris içinde yasamak ve vatanini sevmek. Iste bunlar ülkemizde insan canini kiymaya yetiyor. Garip degil mi?..
Bu güne kadarki bütün toplumlarin tarihi, sinif mücadelesi tarihidir. Sinif mücadeleleri
Tarihi, bize su ilkeyi miras birakmistir. Geçmisiyle hesaplasamayan toplumlar ayni sorunlari yasamak
zorundadirlar. Bu ne demek? Kisa bir örnekle açiklayalim. Çorum ve Maras olaylarinin hesabi sorulsaydi, azmettirenler dahi cezalarini çekseydi, Sivas olaylari yasanmazdi. 12 Eylül darbesinin hesabini bu toplum sorabilseydi, simdi darbe tartismalari olmazdi. Dünya ülkeleri kendi darbecilerini ve faili meçhullerin sorumlularini bulmus ve adalet önünde cezalarini vermis. Hitler, Musolini, Albaylar cuntasi Uruguay’da Juan maria gibi. Bunlari söylerken, yanlis anlasilmasin hesaplasmayi , cana kiymak, vurmak kirmak, iskence uygulamak ve intikam almak duygulari gibi bir sey degildir. Adalet ve hukuk açisindan toplum önünde yargilanmalidirlar, demek istiyorum.
Bu güne kadar gelmis geçmis, kapitalist, IMF’ci, serbest piyasaci ve liberal iktidarlar darbeleri önleyememis, faili meçhul cinayetlerin hesabini soramamis. Oylarimiz da hep karavana yani
bosa gitmis. Güvendigimiz daglara karlar yagmis, tutundugumuz dallar elimizde kalmis ve koynumuzda yilan beslemisiz. Umarim bundan sonra özgürlügün, emegin ,emeklinin, köylünün ve isçinin yaninda olan, insan haklarindan yana olan, demokrat, özgürlükçü ve esitlikçi iktidarlari is basina getiririz.
Ben çözümü burada görüyorum.
Tekel isçilerinin direnisini buradan selamliyorum ve alkisliyorum. Direne direne kazanacaklar.
‘Geçmisini hatirlamayanlar, onu bir kez daha yasamak zorunda kalacaklardir.’
(GEORGE Santanaya) Sizce öyle degil mi? Ustelik tüm acilariyla birlikte.
‘GEÇMISINI UNUTANIN , GELECEGI YOKTUR.’
Faili meçhul cinayetleri çözerek güzel günler görecegiz….

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web