REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Tevazu

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Tevazu
239 Görüntüleme
07 Şubat 2010 - 23:27
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

TASAVVUF, insanlarin gönül dünyala-rini güzellestirmeyi amaçlayan bir düsün-ce sistemidir. Biyolojik varligimizin ya-ninda, duygularimizin merkezi konu-mundaki gönül dünyamizin da iyilik, gü-zellik, dogruluk; sevgi, baris, hosgörü duygulariyla tezyin edilmesi tasavvufun temel ilkesidir. Biyolojik olarak sagligi-mizi korumaya varsa rahatsizliklarimizin tedavisine hakli olarak özen göstermekte-yiz. Ancak gönül dünyamizi alakadar eden bazi manevi rahatsizliklar da vardir ve bunlarin tedavisi de mutlaka önemsenmelidir.

Tasavvuf anlayisina göre insanlarin gönül dünyalarini mahveden manevi bir hasta-lik da kibir, gurur, böbürlenme, kendini baskalarindan üstün görme, büyüklenme-dir. Bu duygularina hâkim olamadiklari için hüsrana ugrayan insanlarin ibretli ha-yat hikâyeleri, tarih boyunca hep anlatila-gelmistir. Son yillarda pek dinleyemedi-gimiz, sözleri çok anlamli bir sarki vardi. Sanirim siz de hatirlayacaksiniz: “Hani Cengiz sani nitti ( ne etti)? / Hani Lok-man cani nitti? / Hani Karun mali nit-ti? / Yalan dünya, yalan imis.” Insan-oglu, malin, mülkün, servetin, gücün, kudretin, kendisinde oldugunu zanneder, büyüklük taslar. Böbürlenir. Kibirlenir. Kendinden baska kimseyi begenmez.

Yillar önce rahmetli Mahir Iz’in hatira-larini okumustum. Kibirle ilgili degerlen-dirmeleri bana çok ilginç gelmisti. Istan-bul’da, çok degerli bir gönül insani ile zaman zaman görüsen Mahir Hoca, üni-versitede ögretim üyesi olan yakin bir ar-kadasini, bu tasavvuf büyügü ile tanistir-mak istiyor fakat arkadasinin bazi alis-kanliklarindan dolayi tereddüt ediyor-mus. Hoca’ya konuyu açmis: “Hoca’m, üniversitede ögretim görevlisi bir arka-dasimi sizinle tanistirmak istiyorum ama arkadasim alkol kullanmaktan maalesef bir türlü vazgeçmiyor.” Gönül ustasinin yaklasimi ilginçtir: “Hiç önemli degil. Tanismaktan memnuni-yet duyarim. Insanlarin yanlislari, ku-surlari olabilir. Kapimiz herkese açiktir. Buraya sadece kibirli olanlar giremez.”

Insani yanlisa sevk eden duygularin basinda gelen kibir, gurur, böbürlenme, kendini baskalarindan üstün görme, tasavvufta çok tehlikeli addedilmis ve mutlaka kalplerden çikarilip atilmasi gereken bir duygu olarak görülmüstür. Nitekim kutsal kitabimizda anlatildigi üzere Seytan, kibirlenerek Hz. Âdem’e secde etmemis, Allah’in varligina, birligi-ne, amentüye inandigi hâlde lanetlenmis-tir. Seytan’in tek kusuru, kibirlenmekti. “O, kibirlendi ve kâfirlerden oldu.” ayetinde, bu gerçek vurgulanmaktadir.

Halbuki insan, vicdan aynasinin karsisina geçip baktiginda, kendi varliginin evren-de, küçük ve silik bir nokta kadar kaldigi-ni görecektir. Dünya ve dünyadan daha büyük gezegenlerin milyarlarcasinin ge-zip dolastigi bu uzayda, insanin varligi ne olabilir ki?
Aslinda insan olarak kimsenin kimseden üstünlügü yoktur. Yaratilistaki degerler bakimindan insanlar, ayni seviyededir. Mal, servet, güç, kudret vs. büyüklen-me, övünme, böbürlenme vesilesi ola-maz. Olmamalidir. Günes, isigini ayaklar altina serdigi için yücelmistir. Insan, tevazuda günes gibi olmalidir. Bir tohum, topraga düstügü zaman, yeserir, filizlen-meye baslar. Insan, tevazuda toprak gibi olmalidir.
Hangi dalin meyvesi çoksa basi asagi iner.
Meyvesiz dal ise yukari dogru boy verir. Universite yillarinda, Arapça dersimizde tercüme etmeye çalistigimiz bir “okuma parçasi” hatirliyorum. Bir baba, küçük oglu ile hasat zamani yaklasan bir ekin tarlasina gidiyor. Ba-saklar, küçük çocugun dikkatini çekiyor ve soruyor: “Baba, bazi basaklar niye dik duruyor?” Baba, cevap veriyor: “Çünkü onlarin içi bostur, oglum.” Çocuk yine soruyor: “Neden bazi basaklar boynunu bükmüs?” Baba cevap veriyor: “O basaklar, tanelidir. Onlarin içi doludur.” Kissadan hisse…
Toplumda bos insanlarin nasil kibirlendiklerine; dolu, nitelikli, birikimli, kâmil insanlarin da nasil mütevazi olduklarina mutlaka sahit olmussunuzdur.

Seref ve itibari, büyüklük taslamakta, kibirde, gururda arayanlar onu hiçbir zaman bulamayacaktir.
Alçak gönüllü olabilmeyi basarabilen, karsilastigi insanlara selam verebilen, güler yüz gösterebilen, tebessüm edebilenlere ne mutlu!
Karacaoglan güzel bir mesaj veriyor:
“Alçaklarda otur, gözet kendini / Kati yükseklerden uçucu olma.”

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web