REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

BARDAĞI TAŞIRAN DAMLA

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
BARDAĞI TAŞIRAN DAMLA
Adem Aksakallı( adem-aksakalli@buyuktorbali.com )
477 Görüntüleme
12 Mart 2016 - 8:29
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

 

Belediye’de bir grup meclis üyesi ve partinin bazı ileri gelenlerinin Başkan Görmez’in politikarından rahatsızlık duyduğunu daha önce yazmıştım. Özellikle AK Parti’nin kurucularından, eski ilçe başkanı ve meclis üyesi Hüseyin Söyler’in istifa etmeyi bile düşündüğünü yazmıştık. Zaten perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Geçtiğimiz günlerde telefonunu kapatıp tatile gitmişti. Dün ise belediyede en önemli görev sayılan encümen üyeliğinden istifa etti. Bardağı taşıran son damla ise son günlerde Belediye’nin desteğini arkasına alan Özgür Torbalı Gazetesi’nde Söyler ve eski meclis üyesi Nurettin Albaş’ın eleştirilmesi oldu.

Aslında Özgür Torbalı uzun zamandır Başkan Görmez’e sert muhalefet ediyordu. Başkan Gözmez’i Noel Baba’ya benzeten manşetler dâhil olmak üzere çok sert haberlere imza atmıştı. Fakat Başkan Vekili Özgür Çağlar ve Partinin Başkan Yardımcısı Ali Yadık’ın devreye girmesi ile Tarkan Türkmen ile İbrahim Kaya Başkan Görmez’in makamında bir araya gelmişti. Tabi bu buluşma Başkan Görmez’in aleyhinde basında haber çıkmasının önüne geçti ama Hüseyin Söyler ve Nurettin Albaş’ın aleyhinde yazı yazılması bardağı taşırdı. Belediye ve parti tabanında Başkan Görmez’e karşı muhalefet cephesi gittikçe genişliyor. Dipten dibe kaynayan bu volkan Söyler’in istifası ile ilk artçı depremini ortaya koydu. Bu yazıyı yazmakla bende hedefe girmişimdir diye düşünüyorum. Nurettin Albaş ile Hüseyin Söyler’i eleştiren kişi elbet bizi de eleştirir, eleştirir ama beni yolda görse iddia ediyorum tanımaz. En merak edilen konu ise Söyler ve Albaş için kim ve neden düğmeye bastı.

ARAÇ SİGORTALARI NE OLACAK

Memleketin her bir yerinde ayrı bir sorun var, vatandaşın ise binbir türlü derdi var. BAĞKUR, sigorta primlerinin yüksek olmasına anlam veremezken, araç sigorta bedelinin yüksek olması büyük sıkıntıları beraberinde getiriyor. Araç sigortalarına yapılan zam sadece ilçenin değil ülkenin sorunu. Bazı araç sigortaları var ki yüzde 150 zam gördü. Eski model değeri 3 bin TL olmayan 131 Şahin arabaların sigorta bedelinin 3 bin TL olması ise akıllara durgunluk veriyor. 2000 model bir aracın yıllık sigorta değeri ise 600 TL’den başlıyor. Vatandaşın bir kısmı bu araçlara zevk için binerken, ihtiyaç için binenlerin sayısı ise oldukça fazla. Aracın başında direksiyon sallayarak geçimini idame edenler büyük sıkıntı yaşıyor. Bir kamyoncu düşünün 4 bin TL sigorta, 5 bin TL kasko ödüyor. Mazot almış başını gitmiş, aracın periyodik bakımları derken ne kadar masraf ettiğini düşünecek olursak ne kadar zor durumda olduklarını görürüz. Asgari ücrete bir zam geldi, personel çıkışları, ürettilen tüm ürünlere zam derken, işçi yapılan 300 TL’lik zamma hiç sevinemedi. Vatandaşın cebine giren 300 TL’lik zammı üreticiler nasıl alacak diye yarış ederken parayı toptan kaldıran sektör ise hiç tartışmasız sigorta şirketleri oldu. El insaf, el vicdan. Vatandaşın cebinde bir iki ay kalmasını bekleseydiniz çok şey kaybetmezdiniz. Asgari ücret 2 bin TL olsa ekmek fiyatları 2 TL’yi bulacak. Sosyal medyada vatandaşın yapılan araç sigortalarına tepkisi gün geçtikçe artarken sigorta şirketlerinin kılı bile kıpırdamıyor. Neden bir girişimde bulunmuyor. Trafiğe çıkan aracın sigortası yok ise araç bağlanacak. Eskiden zevk, bugün ihtiyaç olan araçlara binmek büyük lüks oldu.

BİZ ELEŞTİRİLERE YER VEREN GAZETECİYİZ

Geçtiğimiz gün ismini vermek istemediğim bir okur beni eleştiren bir mail atmış. Eleştiri değilde bildiğin hakaret etmiş, oturmuş uzun uzun yazmış içini dökmüş ve en önemlisi gazetecilik dersi vermiş. Yazı çok uzun olduğu için bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyorum.

“3 Mart 2016 tarihinde gazetede yayınlanan sözde köşe yazınızda bir öğretmenden, Ankara saldırısından, devletten, külahınızdan ve evrensel basın ilkeleri düşünüldüğünde; okurken bile utanç duymaya yetecek bir dizi demagojik terimden bahsetmişsiniz .’Devletin’ avukatlığına soyunmanız yetmediği gibi bir de insanların emekleri ile hem yaşamlarını sürdürdüklerini hem de eğer isterlerse bu düzene karşı mücadele edebileceklerini de

‘Sırtını devlete dayamak’ gibi son derece çirkin ve emek düşmanı bir söylemle kendinizce ahkam keserek ‘yargılamaya’ kalkmışsınız.” demiş bitmedi, “Devletin bütün savcıları zaten insanları reisi Cumhura hakaretten köşe bucak cezaevine almakla meşgulken siz ve sizin gibi klavye gazetecileri de işi gücü bırakıp savcılık yapmaya kalkarsa vay haline bu kozmopolit ilçenin” diyerek devam etmiş. Şimdi bu maili atan kişinin nasıl bir dünya görüşü olduğunu çok iyi biliyorum. Bu ve bunun gibi kişiler istediği gibi at koştursun, her türlü eylemi gerçekleştirsin, devlet bu kişilere hiç ses çıkarmasın. Ekonomi bozulmuş, piyasalarda sıkıntı varmış hiç önemli değil, bu kişiler için önemli olan eylemlerin kalabalık ve etkili olması. Ancak unuttukları bir şey var devlet her zaman 18 yaşında ve 3-5 direnişçi ve eylemciye pabuç bırakmaz, ilk önce devleti düşüneceksin sonra siyasi çıkarlarını yok öyle üç kuruşa beş köfte.

 

 

 

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web