REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Nereden Nereye?

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Nereden Nereye?
Mustafa YETKIL( mustafayetkil@buyuktorbali.com )
141 Görüntüleme
05 Ekim 2010 - 22:01
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

KIRKBES-elli yil öncesi daha bir farkli, da-ha bir hosgörülü toplumsal yapimiz vardir. Inanç, etnik köken, yasam biçimi, giyim ku-sam vb. konularda kimse kimseye karismaz saygiyla davranirdi. Simdilerde yasanan “ma-halle baskisi” denilen durum yasanmazdi.. Annelerimiz salvar da giyerdi; tayyör de.. Ilçemizde yapilan futbol karsilasmalarinda izleyicilerin yarisi bayanlardan olustugunu animsiyorum. Annelerimiz, ablalarimiz ve bayan arkadaslarimizla izlerdik karsilasmalari Ramazan, kurban, türban vb. herkesin kendi inanç ve istemleri dogrultusunda uygulanir-di… Universiteler daha özgürdü, özerkti ve bilimsel tartisma ve arastirmadan yanaydilar. Toplum ve toplumsal bünyenin daha çagdas, hosgörülü bir görünümü vardi. Simdilerdeki gibi; Ramazan’da oruç tutmuyor diye, bil-mem hangi sehrin otogarinda otobüs bekle-yen savci ve kaymakamlara, saldirilmazdi. Insanlar inanç ve ibadetlerini abartarak ger-çeklestirmez, mütevazi bir biçimde yaparlar, kimseyi de etkilemeye çalismazdi hani!. Simdilerde cemaat ve tarikat toplantilari spor salonlarinda yapiliyor. Siyaset ve inançlar bir-likte yapiliyor, her alanda cemaat örgütlenme-leri tüm hiziyla sürüyor… “Hukukun üstün-lügü” diyenler kendi alanlarinda yasak tani-miyorlar… Din siyasete âlet ediliyor. Insanin; nereden nereye diyesi geliyor.
***
Bektasi üç-bes gündür dem halini sürdürüyor, ayilmamis. Ramazan’in geldigini nereden bil-sin? Gericiler çevirmis etrafini. Ellerinde so-palar. “Ramazan’da oruç yersin ha!” Basla-mislar vurmaya. Baba erenlerin ayilmasi uzun sürmüs. “Durun, yapmayin ben de Müslümanim!” diyene kadar dayagi yemis ama akli basinda degil. Dövenler; “Söyle bakalim Islamin sarti kaç?” deyince Baba Eren; “On” demis. Yine vurmuslar sopayi; “On bes” demis. Duran yok. Vuranlardan birisi acimis baba Eren’e; “Bes de, bes!” de-yince: Baba Eren “Ne besi ben on dedim, on bese çiktim. Bese razi olacaklar mi sanirsin?”
***
Simdilerde yaygin slogan; “Huzur Islamda!” Neredeyse üç otomobilden birinin arkasinda bu yazi var. Toplum sagcilasiyor diyenlere inanmiyorum. AKP’ye oy verenler sagcilasti-gi için mi oy verdiler? Ya da “Huzur Islam-da” diye mi? Sanmiyorum. Dünyada bizden daha huzurlu pek çok farkli dinden ve inanis-lardan ülkeler var. Hem 12 Eylül 1982 anaya-sasi da toplumda “huzur ve güven” için de-nilip %92 evet onaylanmadi mi? Gençlerimiz iskence görüp idam edilirken bazilari: “Ke-nan Pasa ile huzurumuz yerine geldi” demedi mi? Ikinci 12 Eylül Anayasasi için AKP medyaya, isverenlere, sendikalara, memurlara baski uygulamadi mi? Simdi de “huzurluyuz” deyip el çirpanlar yok mu? Fasizmin tek tip elbisesi mi var? Bu da baska bir yüzü. Özgür-lük mü? Özgürlük; en büyük düsmanidir “huzur”un. Basin mi, üniversiteler mi, yargi mi, sendikalar mi, isveren mi, memur mu vb. kim özgür?..
Simdilerde konumuz türban, esarp, basörtü-süne özgürlük bütün sorunlar bitti. Iran, Pa-kistan modeli derken Basbakan;  “Diyanet belirlensin!” diyerek ithal türban konusuna noktayi koydu. Böylece resmîleserek bir tür-ban örtünme sekli olusacak ve sorun çözüle-cek… Türkiye Iran’a mi benzesin. Malezya Modeli gibi mi olur? Birakin bunlari canim! Bagirip, çagirarak, yazip çizerek huzuru boz-maya ne gerek var… Amaç yillar öncesinden belirlendi. Küresel kapitalizmin Orta Dogu’-da ucuz emek cennetiyle kisa vadede istik-rarli, uzun vadede kaos içinde yasayacak yari mamul kendisine bagli bir ülke yaratma pro-jesi degil mi? Hem bu projenin mimari ABD’nin Eski Baskani Clinton abimiz de ülkemize gelip yanimizda oldugunu, bizim için can siperhane çalistigini söylemedi mi? Sultan Ahmet’te alisveris yapip gelisen eko-nomimize katki sunmadi mi?
12 Eylül’ün getirdigi 82 Anayasasi baski ve korku ile %92 kabul edildi. 12 Eylül 2010’da ne degisti söyler misiniz? Özgürlüklerin yolu mu açildi, baskilar mi kalkti, milletvekilleri dokunulmazligi mi kaldirildi, %10 baraji mi kalkti? Eskinin yeninin bir farki yok. Anayasalar uzlasmayla yapilir. Iktidarlarin istemesiyle degil!
Ulkemizi gezdikten sonra ülkesine dönen bir turist, arkadaslarina ülkemizi anlatirken bir ara; “Dünyanin en büyük tasima sirketi Türkiye’de” demis. Nereden bu kaniya var-digi sorulunca da; “Tüm kamyonlarin ve oto-büslerin hatta otomobillerin önünde yazan sirketin adindan” demis. “Nedir bu sirketin adi?” demisler. “Allah korusun” diye yanit-lamis.. Ne diyelim? Allah hepimizin yar ve yardimcisi olsun!  Hosça kalin dostça kalin.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web