REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ortak akil

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Ortak akil
Mustafa YETKIL( mustafayetkil@buyuktorbali.com )
128 Görüntüleme
21 Şubat 2012 - 21:59
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

CHP, 26 Subatta tüzük kurultayina gidecek… Parti içi muhalifler ikinci bir kurultayda israrci görünüyorlar. “Iki günlük kurultay için imza topladik, kurultay için bir gün ayirirsaniz mahkemeye gidip kayyum atanmasini isteyecegiz” mealinde açiklama yapiyorlar.
Bu inatlari, bir laz fikrasini animsatti: Temel’in basi agriyormus. Doktora gitmis. Doktor; muayene, tomografi, tahliller yapmis. Temel’e demis ki: Beyninde habis bir ur var. Çok tehlikeli. Ameliyat fayda etmez, üstelik sakat bile kalabilirsiniz. Hiç elleyip dokunmayalim. Temel duraksamadan yanitlamis; “Sen yine de kes. Hiç olmazsa Dursun beynimin olduguna inanir”
Muhaliflerin ikinci bir kurultay istemeleri, hatta bu konuda direnmeleri inadi Dursun’u inandirmak için galiba. Peki! Eski tüzügü kim yapti? Anti demokratik maddeleri kabul edip parti içi demokrasiyi yillarca uygulamayanlar kimler? Yaklasik 18 yil CHP’yi yönetirken basini kaldiranlarin kellesini uçuranlar, demokrasiyi rafa kaldirip hiçbir ön seçim yapmadan atamayla milletvekili, il baskani, ilçe baskani, belediye baskani olup da simdi demokrasi havarisi kesilenlere bu fikra yeter sanirim. Ustelik Sayin Kiliçdaroglu daha seçildigi ilk gün demokratik bir tüzük için kurultayi toplamaya söz vermisken yapilanlar dogru mudur?
***
Sol partilerde elestiri ve öz elestiri mekanizmasi çalistirilir. Bu anlamda söyle bir geçmisi animsamakta yarar var. 80’lere dek parti içi demokrasiyi uygulayan CHP yakin geçmiste kisiye bagli “Ben merkezli” bir parti konumuna getirildi. Degistirilen tüzükle sag partilerde oldugu gibi, parti içi oligarsi ve lidere biat etme gündeme geldi. Yaklasik 1992’den bu yana parti statik bir süreç yasadi. Emek bilesenlerinden uzaklasti. Isçi ve memur sendikalari, çiftçi, esnaf, örgütleri, gençlik, varoslar ve issizlerden olusan toplumsal muhalefetle birlikteligi yakalayamadi. Bu muhalefet katmanlari geregi gibi dinlemedi, sorunlarina duyarsiz kaldi. Liderin her sözü dogru kabul edildi. Atamalarda ses çikarmadilar. Seçim dönemlerinde vitrin degisikliklerine gidilse bile bu dar anlayis, özünde korundu. Kitlelerden uzaklasildi, parti küçüldü.
2007 genel seçimlerinde DSP ile isbirligi yapan Baykal yönetimindeki CHP oy oranini yüzde 21’lere çikarabildi. DSP’nin oy oraninin yüzde 3 civarinda oldugu söyleniyordu. Yani, CHP’nin oy orani yüzde 18’lere ulasabiliyordu. Sayin Baykal bu durumu basari olarak degerlendirmisti. Oysa 1970’lerde Sayin Bülent Ecevit emek eksenli, devrimci, sol söylemlerle CHP’nin oy oranini yüzde 44’lere ulastirmisti.
2011 yilinda genel baskan seçilen Sayin Kiliçdaroglu, seçimi kucaginda bulmasina ragmen CHP oylarini yüzde 26’lara ulastirarak partiye bir ivme kazandirdi. Emek agirlikli sözleri ve projeleriyle topluma indi. Fakat topluma yönelik bu projeler geregi gibi halka anlatilamadi. Ön seçim de her yerde uygulanamadi. Ön seçim yapilmayan illerde oy orani yüzde 4 civarinda düsmüstü. Bu demektir ki ön seçim yapilmamasi oy verecek seçmen iradesine uygun düsmemisti.
Siyasi liderler çok sesli orkestralari yöneten seflere benzerler. Degisik enstrümanlarin tinilarini iyi yönetebilirlerse güzel bir müzik ortaya çikar ve zevkle dinlenilir. CHP örgütünde bu uyum, ahengin saglandigini hala söyleyemiyoruz. Kiliçdaroglu döneminde de devam eden iç çekismeler sonucu partinin enerjisinin, lokomotif olarak görülen yerel yönetimlerin basarili olmasinin iktidar tarafindan engellenmeye çalisilmasi yaninda basarisiz olanlarin da genel seçimlerde hedeflenen oyu almada engel oldugu kanisindayim. CHP’nin iktidar oldugu bazi yerellerde solun gelisimine uygun bir iklim yaratilamamasi da büyük bir eksikliktir. Dünün aliskanliklariyla yarini kurmak mümkün degildir. Bu ilkeyi anlamayan yöneticilerin halkin içine girmemeleri önemli bir eksiklik degil midir?
Orta Anadolu, Dogu ve Karadeniz’de yerel yönetimde CHP’nin bulunmamasi da önemli bir eksiklik olarak göze çarpiyor. CHP; köylerde, büyük kentlerin varoslarinda yeterince kendisini ifade edemedi. Sivil toplum örgütleri, sendikalar, gençlik yaninda yoksul ve issizlerle de en kisa zamanda bütünlesmelidir… Kadin erkek esitligi, bölgesel ve etnik konularda yeni bakis açilari ve siyaset üretmek için kurultayin bir firsat olacagini düsünüyorum, CHP basaracaktir. Basari gibisi yoktur, solu büyüterek ülkede sol bir iklimin gelismesine katki saglayacak en önemli sey solun anlatabilecegi basari öyküleridir. El birligiyle yeni basarilar filizlendiremezsek bu çöl ikliminde hep birlikte kuruyup gideriz. CHP bu kurultaydan da güçlü çikarak yeniden umut olmanin yollarini en kisa sürede bulacaktir.  Demokratik bir tüzük bu yolu açacak; ön seçimli, özgürlükçü, sosyal demokrat partiye yakisan bir durum olacaktir. Simdi CHP’de söz ve güç örgüttedir. Çözüm; parti yönetiminin tabaniyla ortak akilda bulusmasindadir. Tek ses, tek yürek olarak iktidara yürünen yolda engelleri asacaktir. Bu anlamda CHP kurultayini bir demokrasi sölenine dönüstürecektir. Yakin geçmisteki hatalarina karsin CHP devlet kurmus; demokrasi, özgürlük, esitlik, laiklikten yana güçlü bir çinardir.
Hosça kalin, dostça kalin.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web