REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Büyük Torbalı

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

“Habersiz haber verdiler”…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
“Habersiz haber verdiler”…
325 Görüntüleme
13 Mayıs 2010 - 21:57
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Yedek subay egitimi sirasinda Polatli Topçu Okulundan birçok ani kaldi bugünlere. Fakat bir tek“temel bakiyeyi” kesin olarak vurgulamam gerekir. O “temel bakiye” sudur: Yedek subay okullarinda koskoca sivil alan gurulari, adeta eglence konusu olabilmektedirler. Hem de sik sik… Bunlardan birkaçini bizzat ben yasadim. Iste o birkaçtan birine bu yazida baslik görevi verdim. Tabii böylesi bir görevin sonrasi, içerigi ve anlami “döktürmektir”. Ben de bu anlam ve içerigi okurun bilgilerine sunma görevini yerine getirmek zorundayim. Böyle yazip geçmek ve anlamsiz birakmak olmaz. Sonrasina iliskin gelismenin baglanti uçlarini boslukta birakmak hiç olmaz.. Eee, görevi benden baska kim yerine getirecek.. Bir bileni zaten yok; olsa bile, bizde “lala pasa yalakasi” bulunur mu ki, “it ite it kuyruguna yapalim”… Bizim akil tabanimiz, insanin özgürce yasayacagi, özgürce düsünecegi, özgürce elestirecegi ve sonunda özgürce üretecegi bir dünya yapisina, temeline ve zeminine dayandirilmistir. Iste bu ve ek birçok sebeplerden ötürü orada, özgür örgütlenmenin olanaklarindan yararlanabilen -ve “kapikulu durumuna düsürülmeyen”- saglikli insanlardan kurulu saglikli toplumsal ve siyasal örgütlenmeler, yapilar gelisir- güçlenir. Buralardan Türkiye’ye de dünyaya da çözümlemeler sunulur, çözümler üretilir.. Bakin simdi, lafin endazeleri taaa nerelere kadar uzadi.

Neyse, toparlayalim… Kisin son günlerinden birinin ögle vakitleri. Yemek sonrasi, dinlenme saatleri. Arkadaslar kendi aralarinda “eltopu oynuyorlar”.. Hemen tamami 30’lu yaslarina yakin. Bazilari toplari olmadigi için, keplerini kullanarak “kepi uçuralim” oynuyorlar… Ben az uzaklarindan seyretmedeyim, kendilerini.. Barakalarin arkasinda bir hareketlenme basladi ve hemen bitti. Ortalik sakinlesti ama, kipirtilar sürmekte. Bizim çocuklara dogru bir esinti geliyor gibi; fakat neyin nesi ola ki bu esinti?.. Dememe kalmiyor, bir de ne göreyim; karsimizda Okul Komutani Tuggeneral… Hemen bütün bakislarin o yöne dogru dönmeye baslamasi ve hareketlerin bitis noktasina dogru dönüsmesi ve de son kipirtilarla, son seslerin yok oluslari; bunlarla birlikte “esas duruslarin” hemencecik baslayivermesi… Pasa aralara dogru ilerliyor. Ancak o da ne?.. Personelin birinin sapkasi basinda degil, elinde… Esas duruslar tamam da bu sapka durumu garip… Anlasilan “kepi uçuralim” oyununda kepi son yakalayan personel o… Öyle olsa gerek… Pasa ona dogru yöneldi; önünde durdu ve sordu: Sapkan neden elinde?.. Personel hiç tereddüt etmeden ve sorulara verilecek cevaplarin ses tonundan hiç indirim yapmadan ve de bagira çagira cevap verdi: Habersiz haber verdiler, komtanim… Personel bir ögretmendi. Ve yasi otuza yakindi… Pasanin yüzündeki dalgalanmayi çok net gördüm. Kizmayla eglenme arasinda dolasan bir beynin yüzüydü o…Kaslarini çatma ile gülme arasinda dolasan yüzün dalgalanmasi çok geçmeden çehreyi terk etti ve is aslina vardi… Pasa sert bir sesle neyi diyecekse onu dedi ve yürüyerek gitti… (Buralari konumuza dahil degil; dahil olacagi bir baska konu gününde elbet de onu da uzun uzun anlatir, yorum dahi yaparim…)

Iste o subat gününden sonra hep öyle düsünürüm; söyle düsünürüm: Düsünce zivanada degilse, elden de, kalemden de, agizdan da çikanin düzgün ve düzenli olmasina imkan ve ihtimal yoktur.. (Hey yavrum hey ki ne hey; nasil laflara bagdas kurdurdum, yine.. Dayi Kemal’in kulaklari çinlasin… Su son kara harfli sözcüklerin, cümleyi nasil da süsleyip bezedigi ve nerelere tasidigi görülmektedir, degil mi?..) Ne diyordum; “düsünce zivanada degilse, hiçbir seyde dirlik düzenlik olamaz” diyordum. Bu ne anlama geliyor?. Su anlama geliyor: “Düsünce yapisi, düsünmek eylemi eger insanin aklinin egemenliginde degilse; yani insan düsünecegini belli bir baskidan, saskinliktan, -moda tabirle- bir travmadan dolayi sapitmissa, o insancigin hemen her seyi karmakarisiktir” demek. “Yaptigindan da, yazdigindan da, söylediginden de hayir gelmez” demektir… Yanisi, artik bir süreligine o insanciktan, akilla ilgili pek bir seyler beklenemez demektir… Demem o ki, bizim topçu zabitani adayi yedek subay ögrencisi “ögretmen” arkadasimiz, karsisinda komutani görünce ugradigi sarsinti ile ne yapacagini, ne söyleyecegini sasirdigi için o komik sözcükler agzindan dökülmüstür: Habersiz haber verdiler komtanim… (Hoppala al sana bir yerel sorun tirtiri daha: Ister misiniz simdi ögretmen dernekleri federasyonu da “hadi bakalim, simdi özür dile bizden de” desin.. Mübarek Torbalim benim, özür mezarligina döndü valla… Getirin özür dileme listemi, alayina en kral özürlerimi sarkitayim, -haa, bir de ot beyinlilerin hiç anlayamayacagi su selem melam gavraguvralarimi-; yeter ki, buralarin bu memleketin bir yerlerine adimi falan yazmayin, hayatimin en büyük hatasindan kaynaklanan bir olaydan ötürü gelip bana yapisiveren o malum bes yillik geçmisimden kaynaklanan; tamam mi ?… O zaman anlastik; artik devam edebiliriz…)

Bir de bazi ufak tefekleri vardir, bu özel konumlarin. Misal: Bizim çocuklarin bir yeni köse –Pazartesi Sohbetleri’nin- le jartini bir türlü toparlayamamalari gibi.. Köse köse degil, sanki dört köse..Fotograflarin yeri yanlis. Sonra sönümlendirmek için sanki, bir özel çaba harcanmakta. (Bilsem ki öyledir, “Helal olsun” da diyecegim; ne var ki degil…) Yani sebep, böyle bir ufagindan, aklin zivana bagindaki eksilme… Bir tane daha; ayni boyutlarda… Buralarin bir üniversiter egitim görmüsü, bir de edebiyat meraklisi, köse yazari. Su cümleyi kurmus,-sik sik da kuruyor- : “Bunu sik sikta çevreme aktardim”. Buyurun, “Bu cümlenin neresi yanlis” diyenlerinizi duyar gibiyim; fakat ben sagira yatiyorum… Neresi dogru ki… Bir tek yerine isaret edip geçeyim: Türkçede “sik sikta” diye bir cümle parçasi yok; olamaz. Çünkü dogrusu vardir ve söyledir: sik sik da.. Yani böyle birçok ufak tefek düsünce kaçaklari da bulabiliriz, zivanasindan hafif ayri; fakat bunlar asagidakiler kadar hayati degildir…

Baksaniz ya, adam her firsatta makati serifine mersin limonu sikilmis gibi feryat figan ve ezberinden bir güzel konusmalar yaparken; düsünce, zivananin ötelerine atlayiverince diyeceklerini kagitlardan ancak okuyup anlatabiliyor… Sonra, kirdigi findik, -ona göre- o kadar büyüktür ve o kadar çok gürültü çikarmistir ki, sesini hiç yükseltmeden konusabilecegini de ispat eder gibi sakin sakin konusmaktadir. Dahasi, her Sali birkaç saat “grup haslama” yaparken, bu kerre meramini 4 dakika 18 saniyede anlatmaktadir… Tanrim, sen bilirsin ki, dogrusunu bizlere de ögretinsin insallah…

Evet, ne demistik?.. Torbali deyip de “çöpsüz geçmek” olur mu?.. Olmaz elbet.. O zaman biz de diyelim artik: Bak Azizcim, Fren ellerindeyken duydum ki, çöpümüzü ihalelendiriyazmissin… Fakat beri taraflardan sana bir salvo ates gönderesiyelermis. Hiç bakma o salvolara; birkaç aylik bile ömrü yoktur onlarin… Unutur giderler, alayi birden öyle bir seyin oldugunu bile… Bak sen isine, ihalene… Yürü bildigin yoldan… Hiçbir seycikler olmaz; hatta oyun falan da artar buralarda; bunu böyle bil… Bir sey biliyor da söylüyoruz… Canli ve taze örnekleri karsimizda durup duruyor, Aziz’im çoccum..

Saygideger okurlarim.. Izninizle, bendeniz giderayak bir nevi nostalji yapayim, bu haftayi da baglarken.. Hem bazi akli hala basinda kalmis olabilecek eski partililerime,“Bizim partimiz bir zamanlar böyleydi; zor olsa da yine aynisi olabilir” diyerek moral vereyim… Eski de olsa, ne de olsa o yine de benim 52 küsur yillik partim… (Durun yaaa, hemen aglamaya ve zirlamaya baslamayin… Hakkaten be bu isin akli iyice zivanasindan kaymis sanki!..) Yani eskilerden bir fotograf koyayim dedim suraya; dedigime diyecegim pisman ettiniz yaaa… Alin yine koyuyorum iste; hem de fotodakilerin listesini de vererek. Soldan saga.. Yok yok onu yukarida Sevim ve Görsel Yönetmen Mehmet yapacaklar… Yaptilar.. Okuyun, bakin nasil simdiki kadrolara benziyorlar… Bu hafta kupür yok; foto var.. Foto ama ne foto; sanirsiniz ki, akillari biraz daha sirazesinden alir da savurur oralara- buralara!…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web