Büyük Torbalı

“TOPARLA GEL TOPARLA GEL” …

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
“TOPARLA GEL TOPARLA GEL” …
372 Görüntüleme
15 Nisan 2010 - 21:49
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Kamyon muavinlerince çok kullanilan bir terimdir bu.. Bir kamyon vardir; geri geri gitmeye çalismaktadir; geriyi iyi göremeyen soföre muavin yardim etmektedir: Gel gel, sol yap gel; dogru gel; sag yap gel.. Gel gel toparla gel; evet toparla gel.. Anladiniz mi, demiyorum.. Anladiniz siz onu, hiç demiyorum.. Çünkü, büyük ihtimalle böyle bir sahneye siz zaten tanik olmussunuzdur.. Benim yaptigim, yasanan küçücük bir ortak olaydan yola çikarak, verilecek bir özel örnekle anlatmak istedigimi kesistirmek ve bilgi ile algi bölümünü gerçegin en yakin noktalarina tasimaktir. Yani en akilli islerin ne oldugunu, canli örnekleriyle konunun bizzat içinden belirtmek-belirlemektir… Tabii, bu tarafi böyle olunca, öbür tarafi da kendiliginden, bu tarafin karsiti olarak gerçek yüzüyle siritmaktadir.. Böylece ben de anlatmak istedigimi hem kolay, hem de daha somut anlatabilmekteyim… Hem de mukayeseli olarak…

Iste bakin, geliverdik söylemin esigine; kendiliginden olusuverdi anlatim; ayrintilara giden, uzayan anlamlariyla ve ilk basamagiyla… Bana yalnizca davranivermek ve derleyip toparlamak kaliyor..Ve de cümlelestirmek..Ustelik benim birçok muavin(ler)im var.. Ayrica benim kamyon, sürekli ileri dogru yol almakta… [Soyut betimleme iyi oturdu.. Ben bile begendim…]

Torbali’dan baslayip ötelere dogru ilerleyelim. Ne de olsa kösenin adi “Torbali Notlari”…

Iste o çiti piti “Çöplük Torbali” zuhuratimiz. Buradan dalalim. Öncelikle sunu vurgulamaliyim: Bu konuda hemen hiçbir önyargim yok. Aslinda benim hiçbir konuda önyargim olamaz. Nasil olsun ki?.. Zaten herkes olmus bir tür perüsan pülüç; zibidilari oynamakta. Bir de ben dalarsam isin o yönünden, ortalik karman çorman olur. Iste o yüzden bazilarimizin biraz daha ciddi olmasi gerekmektedir… Aslinda ben o hususu yerine getiriyorum. Bakin Çöplük Torbali üzerine birçok sey söyledim; ama gerçekte hiçbir sey söylemedim.. Gördünüz. Bu bir yöntemdir. Bir baska yöntem ise, söylediklerine taklalar attirmaktir… Misal.. Çöptü- kati atikti- bertaraf tesisiydi gibi laf salatasi zimbirtilari…(Burasi Bekir Coskun kivaminda  oldu; yakisti da hergeleye…) Fakat arkadaslar, söylenene takla attirmak gibi laf salatalari, hep ayni lezzette olmamakta. Tam tersine, kimi zaman lezzetten eser kalmamakta..Bazen çok agir kokular yaymakta; bazen de isin kakasi çikmaktadir. Ben bunun ilginç örneklerini çok gördüm. Bu durum bir tür, “militarizmdir”, fanatizmdir; yani kurma bebekliktir, robotluktur; yani bir tür kursun askerliktir. Tabii, o düsük durumu gizlemek için bazi “cilalara” gerek duyulmaktadir. Hani o “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” gibi, bilimsel cümleler kurmak gibi. Ve onun yarattigi “o gülünçlügü” görmeden bunu yapmak gibi… Sonradan, çöplügün arkasinda durmamak gibi, hatta çöplügün önüne geçmek gibi…

Böyle durumlardan birine, 03 Nisan 2010 günkü Taraf Gazetesinde denk geldim. O pür liberal ve o dik demokrat Rasim Ozan Kütahyali isin tadini iyice kaçirmis. Bir nevi saçmalamis, iyice koyusundan… Parti içi demokrasiye safsatadir diyor, bir anlamda. Neden biliyor musunuz? Bilmiyorsunuz, tabii… Nereden bileceksiniz? Söyleyeyim: Sirf R.T. Erdogan’a “biat ettigini sergilemek için”… Sirf, R.T.Erdogan’in önünde “mantiga takla attirmak için”… Sirf R.T.Erdogan da, ayni sekilde parti içi demokrasi gibi bir önemli zorunlulugu elinin tersiyle iterek,“bir baska zavalli Genel Baskan gibi” tek adamlik tasladigi için… Ve bu R.T.Erdogan’i o ayibindan kurtarma yalakaligini yerine getirdigi için…

Görüyorsunuz degil mi, nerelere variyor isin ucu? Benim bile o durumlara düsme vaziyetlerimi yaratiyor, gerçek anlamda. Alin iste bir “fantastik zibidilanma” da benden… Yalniz benimki, Çöplük Torbali konusunda, bir yönüyle geçen haftaki sözümün arkasinda durmak gibi hos bir sakayi da içinde barindiriyor.

Ve iste ben de diyorum ki: Ooolum Aziz, Çöplük Torbali konusunda dogru yoldasin.. (Kim tutar seni?..) Israrina devam et.. Ve de bunu, su iki amaç için ayrica da pekistir: Biiiirrr; dogruyu söyleyip, cümle aleme kokusuz, mikropsuz bir çöp deponi alani nasil yaratilirmisi ispatlamak için, (sözünün arkasinda duramayarak kaçanlarin nispetine)… Ikiiiii; su Torbali’nin hiçbir dogruyu destekleyip israrci ve eylemci olamayacagini ispatlamak için, (küçüklerinin kuzu, büyüklerinin ise buzagi oldugunu söyleyen Murat Beyin kulaklarini çinlatircasina)… Ve dahi inan ki, bu çöplük isini en rahat Torbali’da uygulayabilirsin… Bakma sen öyle, simdilik olmaz yahu diyenlere. Olur olur bal gibi olur.. Gör de bak, bir süre sonra tik bile çikmaz su Torbali Milletinin “ileri gidenler” takimindan… Yillarin –hatta- yarim yüzyilin tecrübesi konusmakta sana… Inan bana ooolum Aziz… Ve yolunda devam et. Daha dün Kabacakiri OSB’si için de ayni durumlar gerçeklesmis idi… Biz bir sey biliyor da konusuyoruz… Falan, filan, fesmekan…

Sonra, son zamanlarda Torbali öyle alem bir yer oldu ki; evlere senlik… Misal.. Huzurevini binasini baslatarak bitiremeyen ve projenin hesapsizligini haykiran bir duruma methiyeler düzülmekte buralarda… Belediyenin bir en turistik alanina bir saçmalama abidesi gibi Kültür Merkezleri dikilmekte… Kent Meydaninin ise kent disina tasindigi bir ender zibidilik örnegi izlenmekte…Evet Torbali’da Kent Meydani kent disi sayilabilecek bir yere tasinabilmekte ve de bir baska turistik giris(im) alani da orada katledilmektedir.. Ayrica buralarda, kentin Adliye Binasi, hiçbir konsept tahlili / analizi yapilmadan ve hiçbir kent mizani çikarilmadan, yine bir anlamda, bir baska uzaya dogru uçurulmaktadir… (Simdilik bir notum olsun: Bu paragraftaki, bu dört konunu ayri ve özel bir yaziyla irdelenecektir.)

Artik yavas yavas, bir sakin “baglarbasi” yapalim…

Bugün 2 kupüre yer veriyorum kösemde, üç basliktan olusan… Biri Ege Kentlerini yönetenlerin “yönetim kalite notlarini” sergiliyor; hem de saglik gibi çok hayati bir alanda… Öbürü ise R.T.Erdogan’in artik iyice papazi buldugunun ispati vücut” durumlarini anlatiyor… B.Arinç’in adeta insanlarin kisilik ve iradeleriyle matrak geçercesine yaptigi basit düzeyli bir tespit ve saldiriyi görüyoruz, o öbür bölümünde o kupürün… Son olarak, “bizim körpe Balçovalinin su son numarasinin” havaciva çikacagini ispatlama ön belgesi olarak sunuyorum, o kupürü… Zaten o sahsin hep böylesine  olmayacak hikayelerin pesinde oldugunu, biz Insaat Teknikeri Nurten Kizimla bir güzel yasadik.. Ve dogrusunu söylemek gerekirse, bir rezil ve bir alem hallerde yasadik, çok uzun olmayan, bir zaman öncesinde… Degil mi Balçovali?.. Degil mi Nurten Kizim…

P.S: Bizim M. Ergün fena kizmis be.. Bana hasta diyerek ne ölçüde kizdigini belirtmis… Ne kadar naif kaçtigini nereden bilecek?. Çünkü bizim R.Ismail Uygur (tabii benim olmadigim ortamlarda) tabani yaninca, benim için; “Birakin su deliyi, birakin su manyagi” deyiveriyor; ben yine takmiyorum. Denmekle olunsaydi, ben kimleri, neleri nerelerde neler neler yapardim… Sahidim, Av. Sabri Yurdakul’dur…

Hasiye:Bütün burada yazilanlar, 21. yüzyilda insanoglunun ve insankizinin yasamakta oldugu yogun dönüsümün yarattigi savrulma, dagilma; çürüme ve kokusmanin sonucunda gerçeklesenlerin yalnizca tespitleridir.Dolayisiyla, benim yaptigim yalnizca budur. Kimse öyle kara zoruna öfkelere dalmasin, bos yere. Ve sinirinden bosalip, kendinin sagliklarini tahriplere ugratmasin…

Bilgilik: Kesis, “Hiristiyanlarda, manastirda yasayan, hiç evlenmemis papaz, karabas, rahip” demek. (Burada ben oluyorum, kesis.) Kete ise, yagli, yagsiz hamurdan, kizgin kül üstünde pisirilen çörek demek… Ilahi, M. Ergün; sen çok yasa emi… Allah da seni güldürsün…

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -
KÖŞE YAZARLARI
Hava durumu
İMSAK-
GÜNEŞ-
ÖĞLE-
İKİNDİ-
AKŞAM-
YATSI-

Tüm Hakları Saklıdır. Torbalı Web